Kırlangıcın hikayesi Yüklenme tarihi 26 Ekim 2015 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Zamanın birinde yalnız yaÅŸayan bir adam varmış. Hiçbir dostu, kapısını çalacak bir komÅŸusu da yokmuÅŸ. Dört duvar arasında yaÅŸayıp gidermiÅŸ tek başına… Adamın bu yalnızlığını dışarıdan izleyen bir kırlangıç, çok içerlemiÅŸ adamın bu haline. Uzaktan uzaktan onu sevmeye baÅŸlamış. Ve bir gün penceresinin camını tıklatmış adamın. Adam ÅŸaÅŸkınlıkla camı açmış ve sormuÅŸ: Ne istiyorsun? diye. Kırlangıç “beni evine al, seninle yaÅŸayayım” demiÅŸ. Adam ÅŸiddetle reddetmiÅŸ ve kapamış pencereyi.Ä°kinci gün kırlangıç yine gelmiÅŸ adamın penceresine.”Lütfen beni evine al, ister bir kafese koy, ister elinde sev, okÅŸa, çünkü ben seni seviyorum” demiÅŸ. Adam yine aynı inatçı eda ile reddetmiÅŸ kırlangıcı. Ve üçüncü gün kırlangıç yine konmuÅŸ pencereye. Aynı yakarış:  “Bak” demiÅŸ adama kırlangıç. “Artık havalar soÄŸudu sıcak ülkelere göç edeceÄŸim. Bu sana son geliÅŸim. Altı ay oralardayım, burada olmayacağım, Lütfen al beni evine , ister kafese koy , ister elinde sev okÅŸa ! Ama reddetme beni çünkü ben seni seviyorum.? Adam soÄŸuk bir edayla: ?Nasıl alayım seni evime, olur mu böyle ÅŸey demiÅŸ? ve yine kapamış pencereyi. Ve kırlangıç uçmuÅŸ gitmiÅŸ. … Aradan bir zaman geçmiÅŸ… Adamın gözü gelip giden kırlangıcı arar olmuÅŸ. Arada bir de olsa ona gelen biri vardı zira. Ä°lk defa ona bir kuÅŸ da olsa birileri “seni seviyorum. ” demiÅŸti. Bu sihirli iki kelimeyi baÅŸka hiçbir kimseden duymamıştı. Åžimdi hepten yalnız kalmış ve yaptığından piÅŸmanlık duymuÅŸ. Bekler olmuÅŸtu kırlangıcın yolunu. Bir ay geçmiÅŸ , iki ay geçmiÅŸ derken altıncı ay da geçmiÅŸ Ve havalar ısınmış. Adamın gözü ufukta kırlangıç sürülerini arar olmuÅŸ. Nihayet sürüler gelmeye baÅŸlamış ve adam pencerede sürülere bakıp kırlangıcını aramaya baÅŸlamış. Bir tane geçmiÅŸ..ikisi üçü derken kendi kırlangıcı yokmuÅŸ aralarında. Son bir kırlangıç kalmış sürünün sonunda ve adam heyecanla sormuÅŸ kırlangıca: – Sizden bir arkadaşım vardı,beni seviyordu pencereme gelirdi.Benimle yaÅŸamak istiyordu, nerede göremedim onu sürüde. Kırlangıç sormuÅŸ. Ne zaman oldu bu olay? “Altı ay önce” diye cevaplamış adam. Kırlangıç “o zaman siz kırlangıçlarla ilgili gerçeÄŸi bilmiyorsunuz. Kırlangıçlar altı ay yaÅŸar”… BirçoÄŸumuzun bildiÄŸi kırlangıcın hikayesini bir de ben gündeminize getirmek istedim. Biz insanlar hep böyleyiz. ÇoÄŸu zaman kaybetmeden sahip olduÄŸumuz ÅŸeylerin deÄŸerini bilemeyiz. Bazen kaybettiÄŸimiz ÅŸeyleri tekrar buluruz, yani kazanırız belki ama; çoÄŸu kez bu deÄŸerlere ulaÅŸmak, geri dönmek mümkün olamaz. Bazen sahip olduÄŸumuz deÄŸerler, bazen önümüze çıkan fırsatlar bir bir önümüzden kayar, ama biz onları anlayamaz, tabir caizse elimizin tersi ile iteriz. Ama sonradan. Ne fayda ! Fırsat kaçmıştır. Ve bu fırsat; belki de önümüze çıkabilecek son ÅŸanstır ! Biz biz olalım, sahip olduÄŸumuz deÄŸerlere kaybetmeden önce sahip çıkalım. Vatanımız, saÄŸlığımız, anamız, babamız, dostlarımız. Åžansımızı kaybetmeden sahip çıkalım. Hep mutlu olabilmek için bir çok ÅŸeyi deneriz ya. Fakat gözümüzün önündeki fırsatları küçük mutlulukları hiç göremeyiz. Gelin bu küçük mutlulukları gözleyelim; bugünümüzü kaçırmayalım. Belki bugün son günümüzdür. Dr. Ali Bestami Kepekçi / 17.09.2010 Benzer Yazılar Yankı Gece ile Gündüzü Nasıl Ayırt Ederiz? Oruçla? Gerçekten Gerisi BoÅŸ? HEMEN PAYLAÅžFacebookPinterestTwitterLinkedinEmailWhatsapp