Kırlangıcın hikayesi | Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi
4 Nisan 2025 Cuma

Kırlangıcın hikayesi

Zamanın birinde yalnız yaÅŸayan bir adam varmış. Hiçbir dostu, kapısını çalacak bir komÅŸusu da yokmuÅŸ. Dört duvar arasında yaÅŸayıp gidermiÅŸ tek başına…

Adamın bu yalnızlığını dışarıdan izleyen bir kırlangıç, çok içerlemiş adamın bu haline.

Uzaktan uzaktan onu sevmeye başlamış. Ve bir gün penceresinin camını tıklatmış adamın.

Adam şaşkınlıkla camı açmış ve sormuş: Ne istiyorsun? diye.

Kırlangıç “beni evine al, seninle yaÅŸayayım” demiÅŸ.

Adam ÅŸiddetle reddetmiÅŸ ve kapamış pencereyi.Ä°kinci gün kırlangıç yine gelmiÅŸ adamın penceresine.”Lütfen beni evine al, ister bir kafese koy, ister elinde sev, okÅŸa, çünkü ben seni seviyorum” demiÅŸ. Adam yine aynı inatçı eda ile reddetmiÅŸ kırlangıcı. Ve üçüncü gün kırlangıç yine konmuÅŸ pencereye. Aynı yakarış:

 “Bak” demiÅŸ adama kırlangıç.

“Artık havalar soÄŸudu sıcak ülkelere göç edeceÄŸim. Bu sana son geliÅŸim. Altı ay oralardayım, burada olmayacağım, Lütfen al beni evine , ister kafese koy , ister elinde sev okÅŸa ! Ama reddetme beni çünkü ben seni seviyorum.?

Adam soÄŸuk bir edayla:

?Nasıl alayım seni evime, olur mu böyle şey demiş? ve yine kapamış pencereyi.

Ve kırlangıç uçmuş gitmiş.

Aradan bir zaman geçmiÅŸ… Adamın gözü gelip giden kırlangıcı arar olmuÅŸ. Arada bir de olsa ona gelen biri vardı zira. Ä°lk defa ona bir kuÅŸ da olsa birileri “seni seviyorum. ” demiÅŸti.

Bu sihirli iki kelimeyi başka hiçbir kimseden duymamıştı. Şimdi hepten yalnız kalmış ve yaptığından pişmanlık duymuş. Bekler olmuştu kırlangıcın yolunu. Bir ay geçmiş , iki ay geçmiş derken altıncı ay da geçmiş Ve havalar ısınmış.

Adamın gözü ufukta kırlangıç sürülerini arar olmuş.

Nihayet sürüler gelmeye başlamış ve adam pencerede sürülere bakıp kırlangıcını aramaya başlamış. Bir tane geçmiş..ikisi üçü derken kendi kırlangıcı yokmuş aralarında.

Son bir kırlangıç kalmış sürünün sonunda ve adam heyecanla sormuş kırlangıca:

– Sizden bir arkadaşım vardı,beni seviyordu pencereme gelirdi.Benimle yaÅŸamak istiyordu, nerede göremedim onu sürüde.

Kırlangıç sormuş. Ne zaman oldu bu olay?

“Altı ay önce” diye cevaplamış adam.

Kırlangıç “o zaman siz kırlangıçlarla ilgili gerçeÄŸi bilmiyorsunuz. Kırlangıçlar altı ay yaÅŸar”…

Birçoğumuzun bildiği kırlangıcın hikayesini bir de ben gündeminize getirmek istedim. Biz insanlar hep böyleyiz. Çoğu zaman kaybetmeden sahip olduğumuz şeylerin değerini bilemeyiz. Bazen kaybettiğimiz şeyleri tekrar buluruz, yani kazanırız belki ama; çoğu kez bu değerlere ulaşmak, geri dönmek mümkün olamaz.

Bazen sahip olduğumuz değerler, bazen önümüze çıkan fırsatlar bir bir önümüzden kayar, ama biz onları anlayamaz, tabir caizse elimizin tersi ile iteriz. Ama sonradan. Ne fayda ! Fırsat kaçmıştır. Ve bu fırsat; belki de önümüze çıkabilecek son şanstır !

Biz biz olalım, sahip olduğumuz değerlere kaybetmeden önce sahip çıkalım.  Vatanımız, sağlığımız, anamız, babamız, dostlarımız. Şansımızı kaybetmeden sahip çıkalım. Hep mutlu olabilmek için bir çok şeyi deneriz ya. Fakat gözümüzün önündeki fırsatları küçük mutlulukları hiç göremeyiz. Gelin bu küçük mutlulukları gözleyelim; bugünümüzü kaçırmayalım. Belki bugün son günümüzdür.

Dr. Ali Bestami Kepekçi / 17.09.2010

Benzer Yazılar
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi