Elektrik Faturaları Neden Düşmüyor? Kapasite Ödemeleri ve Gizli Bedeller Yüklenme tarihi 7 Temmuz 20257 Temmuz 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Faturalar Neden Düşmüyor? TEİAŞ, Mayıs 2025’te 32 elektrik santraline 2 milyar TL ödedi. Üretim yok, sadece “hazır beklesinler” diye. Bu paralar kimin cebinden çıkıyor? Bizim. Faturada “kapasite bedeli” yazmıyor ama hepimiz ödüyoruz. Avrupa’da ihtiyaç kadar, kriz için ödeniyor. Bizde her ay milyonlarca lira akıyor. Enerjide şeffaflık, rekabet ve kamusal denetim şart! Devamını oku
Atatürk’ü Din Düşmanı Gibi Göstermeye Çalışanların Asıl Derdi Nedir? Yüklenme tarihi 7 Temmuz 20257 Temmuz 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Mustafa Kemal Atatürk’ü dinden soyutlayarak Cumhuriyet’i gayrimeşru göstermek isteyenler ile, dini siyasallaştırarak Cumhuriyet’in temelini oymaya çalışanlar aynı hedefe hizmet etmektedir: Türk milletinin tarihsel hafızasını silmek, ortak değerlerini çatıştırmak, “biz” duygusunu parçalamak… Devamını oku
Kerbelâ’yı Anlamak, Gazze’yi Doğru Konumlandırmaktır Yüklenme tarihi 5 Temmuz 20255 Temmuz 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Kerbelâ bir duruştur; Gazze bir çağrıdır. Biri içeriden gelen çürümeye karşı bir uyanıştır, diğeri dışarıdan gelen zulme karşı bir direniştir. İkisini aynılaştırmak, Hüseyin’i tanımamak, Yezid’i sıradanlaştırmaktır. Devamını oku
Cumhuriyetin Temelleri ve Yeni Dönemin Sinyalleri Yüklenme tarihi 4 Temmuz 20254 Temmuz 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Mesele, yalnızca bir anayasa değişikliği değil; milletin birlik zeminini oluşturan vatandaşlık tanımının yeniden şekillendirilmesidir. Bu süreç, Cumhuriyetin temeline yerleştirilen ortak aklı, eşit yurttaşlığı ve Müslüman Türk milleti anlayışını parçalayabilecek nitelikte tehlikeler barındırmaktadır. Böylesi bir dönemde en büyük sorumluluk millettedir. Bugün halkımız şunu açıkça ifade etmelidir: “Benim kırmızı çizgim Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun ilkeleri etrafında birleşmeyenle yürümem.” Devamını oku
PKK Silah Mı Bırakıyor, Yoksa Mizansen mi? Haydar Baş 1998’de Uyarmıştı… Yüklenme tarihi 4 Temmuz 20254 Temmuz 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Karşımızda artık yalnızca bir örgüt değil, uluslararası meşruiyet arayan, bölgesel destekle güçlenmiş yarı-devlet niteliğinde bir yapı bulunmaktadır. Bu nedenle, silah bırakma yalnızca fiziksel silahların değil, bu yapının arkasındaki ittifakların da tasfiyesiyle anlam kazanabilir. Aksi takdirde bu süreç, çözüm değil; bölünmeyi sahneleyen bir siyasal mizansen olarak tarihe geçecektir. Devamını oku
Karikatür Krizi, Şeyh Said Gündemi ve Siyasal İtibar Restorasyonu: Görünenden Fazlası Yüklenme tarihi 2 Temmuz 20253 Temmuz 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Karikatür krizi, toplumsal hassasiyetleri tahrik eden bir zemin olarak kullanılmıştır. İktidar, bu kriz üzerinden “mukaddesat savunucusu” kimliğini yeniden kazanmıştır. Muhalefet, kutsal değerler karşısında mesafeli ve savunmacı bir pozisyona itilmiştir. Gerçek gündem olan ekonomik kriz, işsizlik, adaletsizlik görünmez kılınmıştır. Şeyh Said gibi tarihî figürler, Cumhuriyet karşıtı bir zeminin sembolü hâline getirilmiştir. Sevr’i çağrıştıran tarihsel kırılmalar, din ve etnik kimlik ekseninde yeniden üretilmektedir. Leman’ın çizimi, zamanlama ve bağlam açısından net olarak bilinçli provokatif işlevdir. Toplumun kutsallarını korumak, yalnızca siyasi refleksle değil, tarih ve bilinç süzgecinden geçerek yapılmalıdır. Devamını oku
Muhalefet Neden Kaybediyor? Eurofighter Typhoon Üzerinden Bir Okuma Yüklenme tarihi 30 Haziran 202530 Haziran 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Türk siyaseti uzun zamandır ideolojik kutuplaşmanın sınırlarında salınıyor. Bu ortamda AK Parti, milliyetçi-muhafazakâr zeminlerde “yerli ve milli” vurgularla seçmen dinamizmini diri tutmaya çalışmaktadır. Ancak somut verilere bakıldığında, millilik ve yerli üretim konusunda beklenenin oldukça gerisindedir. Dünya sıralamalarında savunma teknolojisi, AR-GE ve sanayi üretiminde hâlâ birçok ülkenin gerisinde yer almaktadır. Buna rağmen yürüttüğü faaliyetleri bu yönde […] Devamını oku
NATO Savunma Harcaması Kararı ve Türkiye: Güvenlik mi, Bağımlılık mı? Yüklenme tarihi 30 Haziran 202530 Haziran 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi NATO Lahey Zirvesi’nde 2035 yılına kadar GSYİH’nin %5’inin savunma harcamalarına ayrılması kararı, kağıt üzerinde güvenlik artırımı gibi görünse de, gerçekte çoğu NATO ülkesi için yeni bir dış bağımlılık tuzağıdır. Savunma stratejilerinde belirleyici olan unsur, kiminle dost olduğumuz değil; neyi kendimiz üretebildiğimizdir. Türkiye, kendi silahını, radarını, motorunu yapamıyorsa; hangi bloğa dâhil olursa olsun, o bloğun pasif bir tüketicisi olarak kalacaktır. Yerli savunma sanayii, sadece bir ekonomi başarısı değil; milli egemenliğin en kritik teminatıdır. Devamını oku
Neo-Con Masasında Çizilen Harita: İran, İsrail ve Unutturulan Gazze Yüklenme tarihi 27 Haziran 202527 Haziran 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Ortadoğu yeniden dizayn edilmek isteniyor, ama haritalar artık sadece sınırları değil, zihinleri de hedef alıyor. Neo-Con akıl; demokrasi ve özgürlük söylemleriyle bölgeyi kaosa sürüklüyor, istikrar değil, daimi kriz inşa ediyor. Gazze’de akan kanı unutturmak için İran-İsrail gerilimi parlatılıyor. Postmodern dikkat saptırma stratejileri iş başında. Türkiye için en doğru yol, ne Batı’nın hamiliği ne de doğrudan cepheye sürülmek; aklın ve hakkaniyetin temsilcisi olmak. Hüseyin Baş’ın işaret ettiği gibi: “Türkiye savaşın değil, çözümün tarafı olmalıdır.” Çünkü bu yalnızca diplomatik değil, millî bir zorunluluktur. Devamını oku
Maden Politikamız: Milli Servetin Sessiz Talanı Yüklenme tarihi 27 Haziran 202527 Haziran 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Bu millet yeryüzünün olduğu kadar yer altının da sahibidir. Ne var ki, mülkiyeti millete ait olan bu kaynaklar, yıllardır halkın değil; holdinglerin, yabancı şirketlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin çıkarına sunulmaktadır. Lozan’a sığınıp üretmeyenler, şimdi aynı Lozan’ı yok sayarak bu zenginlikleri yağmalatmaktadır. Maden politikası artık yalnızca çevre meselesi değil, bir milli egemenlik meselesidir. Mesele zeytin değil; mesele, memleketin yerin altı üstüne getirilmeden nasıl ayağa kalkacağıdır. Devamını oku
Büyük Ortadoğu Projesinde Yeni Aşama Yüklenme tarihi 27 Haziran 202527 Haziran 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi 1916 Sykes-Picot: Coğrafya değil, zihin haritası şekillendirildi. Ortadoğululaştırma: Halktan kopuk yönetim, kültürel kopuş ve kimlik siyasetinin kurumsallaştırılması. “Hedef Türkiye” söylemi: Psikolojik yönlendirme aracı, yapısal adımlarla desteklenmiyor. Tetiklenebilir yapılar: Apo figürü, bölgesel mühendislikte sembol olarak kullanılıyor. BOP & Neo-Osmanlıcılık: Farklı tabanlara aynı anda oynayan çok katmanlı strateji. İbrahim Anlaşmaları: İbrahimi dinler maskesiyle itikadi teslimiyet ve siyasi entegrasyon dayatılıyor. Tel Aviv afişi: “Kampını seç” mesajıyla Türkiye dahil tüm bölgeye yöneltilmiş açık tehdit. Filistin meselesi: Masaya yalnızca Hamas değil, ümmetin siyasi onuru da yatırıldı. FETÖ & Dinlerarası Diyalog: İç cephede kimlik aşındırma, dış cephede harita mühendisliği. Zihin haritaları: Güncellenen sınırlar değil, yeniden programlanan toplumlar hedefleniyor. Türkiye’nin rolü: Ne izleyici ne figüran; çok kutuplu, adil düzenin kurucu aktörü olmalı. 🛡️ Çıkış yolu: Devlet-millet barışı, inanç-merkezli toplumsal birlik ve medeniyet eksenli siyaset. Devamını oku
Yeni Anayasa İçin CHP Hamlesi: Siyasal Mühendisliğin Şifreleri Yüklenme tarihi 27 Haziran 202527 Haziran 2025 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi İktidar, muhalefetle siyasi rekabetin ötesine geçerek sistemli bir korku iklimi oluşturuyor. Yargı, muhalefet birlikteliğini engellemek için baskı mekanizmasına dönüştürülüyor; lider değişimi dahi hukuki müdahaleyle geçersiz kılınıyor. Siyaset, toplum gözünde çözüm değil çıkmaz olarak görülmeye başlandı. Umut yerine yılgınlık hâkim. Muhalefet, %48’lik blokta sıkışıyor; %52’lik muhafazakâr kesime hitap eden stratejiler üretilemiyor. BTP gibi partilerin dışlanması ve seçmende karşılık bulan aktörlerin geri planda tutulması, genişleme yerine daralmaya neden oldu. CHP’nin anayasa masasına gönüllü değil, zorla oturtulmak istendiği bir siyasal mühendislik yürürlükte. Hedef, kişisel iktidarın ötesinde kalıcı bir sistem dizaynı oluşturmak. Federatif yapı ve vatandaşlık tanımı bu planın parçası olabilir. Alevi, Kürt ve Sünni kimliklerini temsil eden üç siyasi yapı önerisi; Türkiye’yi etnik-mezhebi eksende bölmeye yönelik bir planı andırıyor. Milletin bin yıllık kardeşlik hukuku, yapay mühendislik projelerine karşı en güçlü dirençtir. Kimlik siyaseti değil, ortak haklar ve eşit vatandaşlık temelinde bir hukuk devleti inşa edilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı, ayrışmayı değil, birliği önceleyen; müşterek kaderi hatırlatan bir siyaset anlayışıdır. Devamını oku