Gelelim Mehmet Efendinin Derdine Yüklenme tarihi 19 Nisan 2017 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi 16 Nisan 2017 Referandumu geride kaldı. Yönetim ÅŸeklimiz CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi olarak deÄŸiÅŸti. Hayırlara vesile olmasını temenni ederiz. Referandum öncesinde bu yeni sistemin en büyük hedeflerinden birinin daha güçlü bir yürütme iÅŸi saÄŸlamak olduÄŸu ifade edilmiÅŸti. Åžimdi artık yürütmesi güçlü olan bir ülkede Yönetimin hiçbir bahanesi kalmamıştır. Beklenen ülkemizin bekleyen sorunlarının arka arkaya çözülmesidir. Sanırım ilk çözülmesi gereken sorunların başında ekonomi gelmektedir. Åžubat ayına iliÅŸkin ödemeler dengesi verileri açıklandı. Buna göre geçen yıl ÅŸubatta 1,96 milyar dolar olan cari açık, 2,5 milyar dolara yükseldi. Bu ne demek? Yılın ilk iki ayında cari açıktaki toplam artış 1,1 milyar dolara ulaÅŸmış oldu. Ä°lk iki aydaki bu tablonun ana sebebi dış ticaret dengesindeki bozulma. Ä°ki aylık ihracat geçen seneki 23 milyar dolar seviyesinden 24,6 milyar dolara yükselirken; ithalat rakamlarındaki artış çok daha fazla olup; 27,6 milyar dolardan 30,2 milyar dolara yükselmiÅŸ. Bakınız baÅŸka bir rakam: Dövizi dengelemek için 17 Martta Merkez Bankası geç likidite faizlerini artırdı. Ve o tarihte dolar %0,4 düşüşle 3,6097 ve Euro 3,89 olmuÅŸ idi. Ama ne var ki; tam 1 ay sonra 17 Nisana geldiÄŸimizde; referandumdan sonra günlük döviz kurları hafifte olsa düşmüş olmasına raÄŸmen dolar %1,63 artarak 3,6687 ‘e euro ise 3,9063’e yükselmiÅŸtir. Mart ayı enflasyon deÄŸerlerine baktığımızda da; ekonomik tablonun benzer sinyaller verdiÄŸini görmekteyiz. Tüketici Fiyat Endeksi (TÃœFE) martta yüzde 1,02 Yurt İçi Ãœretici Fiyat Endeksi (YÄ°-ÃœFE) yüzde 1,04 arttı. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 11,29, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 16,09 oldu. Rakamlar ne yazık ki iç açıcı deÄŸil. Mart ayı enflasyonu, son 13 yılın en yüksek deÄŸeri. Bu enflasyon rakamlarını deÄŸerlendirirken bir konunun altını çizmek istiyorum. TÜİK 2017 yılının başında enflasyon sepetinde deÄŸiÅŸikliÄŸe gitmiÅŸti. Ana harcama gruplarında yer alan gıda ve alkolsüz içecekler grubunun ağırlığı yüzde 23,68’den 21,77’ye düşürüldü. Konut, su, elektrik, gaz ve diÄŸer yakıtlar grubunun; giyim ve ayakkabı grubunun; ev aletleri ve ev bakım hizmetleri grubunun; saÄŸlık, haberleÅŸme giderlerinin enflasyon hesaplamadaki oranları düşürüldü. Buna karşılık alkollü içecekler ve tütünün ağırlığı 4,98’den 5,87’ye çıkarıldı. UlaÅŸtırma, eÄŸitim, lokanta, otel giderleri, enflasyon hesaplamada oranları artırılan diÄŸer harcama kalemleri. Sepette oranı yükseltilen ve düşürülenlere baktığımızda, günlük hayatta vatandaÅŸ Mehmet Efendinin harcamalarının oranları, aÄŸrılıkları enflasyon hesaplamasında azaltıldı. Mehmet Efendinin zaten gündemine bile giremeyen harcama kalemlerinin ise oranı artırıldı. Acaba Mehmet Efendi, bir ulaşım aracı ile tatile ya da memleketine en son ne zaman gitti? Mehmet Efendi, hiç hayatında otelde kalmış mı? Hiç lokantaya gidip ailesi ile yemek yemiÅŸ mi? Mehmet Efendi’nin oÄŸlu özel okulda mı okuyor? Alkollü içecek zaten, toplumda sadece kullanıcılarını ilgilendirmekte. Zaten kapital sistemde bir aldatmacadan baÅŸka bir ÅŸey olmayan enflasyon hesapları; Mehmet Efendinin, vatandaşın halini yansıtmaktan biraz daha uzaklaÅŸmıştır. Gıda maddeleri, elektrik, su faturaları gibi günlük yaÅŸamda herkesi ilgilendiren harcama kalemlerinin, genel enflasyon oranını etkileme gücü azaltıldı. KeÅŸke vatandaşın hayat kalitesini deÄŸiÅŸtirmek TÜİK enflasyon hesaplama kriterlerini deÄŸiÅŸtirmek kadar kolay olsa. KeÅŸke bu hesaplamalardaki ağırlıklar deÄŸiÅŸince, aynı oranda Mehmet Efendinin de gıda, kira, doÄŸalgaz, saÄŸlık, elektrik harcamaları azalsa. Yılın deÄŸiÅŸik dönemlerinde farklı harcamalarımız olabilir. Yazın memlekete giderken seyahat gideri; çocuk evlendirirken mobilya harcamamız olabilir. Bunlar dönemseldir. Ama gıda harcamaları her gündür. Herhalde gıdaya para harcamadığımız bir gün bile yoktur. En azından bir ekmek alıyoruzdur. Yani vatandaşı esas etkileyen gıda giderleridir. Ä°ÅŸte bu kalemin enflasyon hesabındaki ağılığı azaltılmıştır. Bundan sonra genel enflasyon rakamları daha düşük çıkacak anlaşılan. Ve de gerçekten biraz daha uzak. Ama kiÅŸisel enflasyon, yani cebimize yansıyan enflasyon farklıdır. Bu düzenlemelere raÄŸmen yukarıda bahsettiÄŸimiz ekonomik verilerinin ortaya çıkması, yani enflasyonun son 13 yılın en yüksek deÄŸerine çıkması aslında durumun çok daha vahim olduÄŸunu göstermektedir. Memur ve işçi maaÅŸ artışlarının genel enflasyon oranına göre belirlendiÄŸini de düşünürsek; önümüzdeki dönemde gittikçe daha da fakirleÅŸeceÄŸimiz aÅŸikardır. Enflasyon ekonominin denge durumunda olmamasından kaynaklanan bir hastalıktır. Enflasyon, en fazla sabit gelirli kesimde gelir kaybına sebep olduÄŸu için gelir dağılımında dengesizliÄŸi de artırmaktadır. Hesap deÄŸiÅŸtirmekle bir yere varılmaz. Zarar eden esnaf misali; her gün yeniden eski defterleri açıp yeniden hesap yapmak esnafı kurtaramayacağı gibi; hesap deÄŸiÅŸiklikleri de çöken kapital sistemi kurtaramaz. Çözüm bellidir. Ãœlkemizin milli deÄŸerlerine sahip çıkılması ÅŸarttır. Bir sömürü sistemi olan kapital sistemden vazgeçilmeli; bugün dünyada 4 milyar insanın istifade ettiÄŸi Prof. Dr. Haydar BaÅŸ Beye ait Milli Ekonomi Modeline kulak verilmelidir. İçimizden bir deÄŸerin kaleme aldığı; Sayın BaÅŸ’ın “Ben Milli Ekonomi Modeli’ni milletim için yazdım, baÅŸkası için deÄŸil.” dediÄŸi modeli hayata geçirilmelidir. Aksi halde yönetimde güçlenmek de çözüm getirmeyecek, kapital sistemin sömürüsü devam edecektir. Yrd. Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi  18.04.2017 e-posta: alibestami@gmail.com Benzer Yazılar Kırlangıcın hikayesi Yankı Gece ile Gündüzü Nasıl Ayırt Ederiz? Oruçla? HEMEN PAYLAÅžFacebookPinterestTwitterLinkedinEmailWhatsapp