Bir Ülkeyi Güçlü Yapan Åžey Nedir? Yüklenme tarihi 16 Temmuz 202614 Temmuz 2026 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Bugün dünyada güçlü ülkeler denildiÄŸinde akla ilk olarak büyük ordular, geliÅŸmiÅŸ silah sistemleri veya yüksek millî gelir geliyor. Peki gerçekten bir ülkeyi güçlü yapan bunlar mıdır? EÄŸer öyle olsaydı, tarihin en büyük ordularına sahip imparatorluklar yıkılmazdı. EÄŸer yalnızca para yeterli olsaydı, doÄŸal kaynakları zengin birçok ülke bugün dünyanın en geliÅŸmiÅŸ devletleri arasında yer alırdı. Demek ki güç, yalnızca rakamlardan ibaret deÄŸildir. Gerçek güç, bir milletin kriz zamanlarında ayakta kalabilme kabiliyetidir. Japonya’nın petrolü yoktur. DoÄŸalgazı yoktur. Demir cevheri bakımından zengin deÄŸildir. Buna raÄŸmen dünyanın en büyük ekonomilerinden biridir. Çünkü en büyük sermayesi, yetiÅŸmiÅŸ insanıdır. Almanya’nın bugün Avrupa’nın lokomotifi olmasının sebebi de yalnızca sanayisi deÄŸildir. Disiplini, üretim kültürü ve güçlü kurumlarıdır. Güney Kore ise bundan altmış yıl önce dünyanın en yoksul ülkeleri arasındaydı. Bugün ise teknoloji üreten, marka ihraç eden ve dünyanın her yerinde söz sahibi olan bir ülkedir. Bu dönüşümün temelinde doÄŸal zenginlikler deÄŸil; eÄŸitim, bilim, üretim ve uzun vadeli devlet politikaları vardır. Peki Türkiye’nin en büyük gücü nedir? Bazıları yer altı kaynaklarımızı söyler. Bazıları genç nüfusumuzu… Bazıları ise stratejik konumumuzu… Bunların her biri önemli avantajlardır. Ancak bunların hiçbiri tek başına güçlü bir devlet olmaya yetmez. Çünkü bir ülkenin gerçek gücü, sahip olduÄŸu kaynakları nasıl yönettiÄŸiyle ölçülür. En deÄŸerli maden, iyi yetiÅŸmiÅŸ insandır. En büyük yatırım, bilgiye yapılan yatırımdır. En saÄŸlam savunma, milletin devlete duyduÄŸu güvendir. En büyük zenginlik ise üretebilen bir ekonomidir. KurtuluÅŸ Savaşı bunun en açık örneÄŸidir. Anadolu’nun ne güçlü bir sanayisi vardı ne de büyük bir ekonomisi… Ancak milletin ortak bir hedefi vardı. Bağımsız yaÅŸamak. İşte o ortak ideal, yokluk içindeki bir milleti dünyanın saygı duyduÄŸu bir zafere taşıdı. Demek ki ülkeleri ayaÄŸa kaldıran sadece maddi imkânlar deÄŸildir. İnançtır. Kararlılıktır. Ortak hedeftir. Bugün de güçlü Türkiye hedefi yalnızca ekonomik büyüme rakamlarıyla gerçekleÅŸmez. Ekonomi elbette önemlidir. Savunma sanayii elbette önemlidir. Ancak bunların kalıcı olabilmesi için hukuk güvenliÄŸi, adalet, nitelikli eÄŸitim ve üretim kültürü aynı anda güçlenmelidir. Bir ülkede gençler geleceklerini baÅŸka ülkelerde arıyorsa… Bilim insanları çalışmalarını yurt dışında sürdürmeyi tercih ediyorsa… Üretici yatırım yapmakta tereddüt ediyorsa… Toplum geleceÄŸe güvenle bakamıyorsa… O ülkenin yalnızca ekonomik göstergelerine bakarak “güçlüdür” demek eksik kalır. Prof. Dr. Haydar BaÅŸ, yıllar önce kalkınmanın temelini “insan” olarak tarif etmiÅŸti. Çünkü insan güçlüyse devlet güçlenir. Üreten insan varsa ekonomi büyür. Adalet varsa yatırım gelir. Bilim varsa teknoloji geliÅŸir. Milli bir hedef varsa millet kenetlenir. Bütün bunlar birbirinden bağımsız deÄŸildir. Bir zincirin halkaları gibidir. Bir halka zayıfladığında diÄŸerleri de bundan etkilenir. Bugün Türkiye’nin ihtiyacı, sadece daha fazla üretmek deÄŸildir. Daha adil paylaÅŸmak… Daha kaliteli eÄŸitim vermek… Bilimi desteklemek… Liyakati esas almak… Devlet ile millet arasındaki güveni güçlendirmek… Ve en önemlisi, kendi fikirlerine güvenen bir toplum inÅŸa etmektir. Çünkü güçlü ülkeler, baÅŸkalarının ürettiklerini tüketerek deÄŸil; kendi fikirlerini, kendi teknolojilerini ve kendi deÄŸerlerini üreterek yükselir. İşte bu nedenle güçlü bir Türkiye’nin temeli; yalnızca ekonomik büyüklük deÄŸil, güçlü insan, güçlü kurumlar ve güçlü fikirlerdir. Çünkü bir ülkeyi gerçekten güçlü yapan; sahip olduÄŸu servet deÄŸil, o serveti üretecek ve yönetecek insan kalitesidir. Benzer Yazılar Kırlangıcın hikayesi Yankı Gece ile Gündüzü Nasıl Ayırt Ederiz? Oruçla? HEMEN PAYLAÅžFacebookPinterestTwitterLinkedinEmailWhatsapp