Kupayı Sistem Kazandı Yüklenme tarihi 21 Temmuz 202621 Temmuz 2026 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi 2026 Dünya Kupası sona erdi. İspanya, finalde son ÅŸampiyon Arjantin’i uzatma dakikalarında bulduÄŸu golle 1-0 maÄŸlup ederek tarihindeki ikinci Dünya Kupası’nı kazandı. Ferran Torres’in 106. dakikada attığı gol, yalnızca bir final maçının deÄŸil, yıllardır sürdürülen bir futbol anlayışının da mührü oldu. Finalden önce bütün gözler doÄŸal olarak iki büyük futbol figürüne çevrilmiÅŸti. Bir tarafta kariyerinin muhtemelen son Dünya Kupası maçına çıkan Lionel Messi, diÄŸer tarafta İspanyol futbolunun yeni dönemini temsil eden Lamine Yamal… Bu nedenle final, yalnızca İspanya ile Arjantin’in mücadelesi olarak görülmedi; geçmiÅŸ ile gelecek, tecrübe ile gençlik, son ÅŸampiyon ile yeni futbol düzeni karşı karşıya geldi. Hatta bu finale, futbolun ötesinde siyasi anlamlar yükleyenler de oldu. İspanya’nın ÅŸampiyonluÄŸunu Filistin adına kazanılmış sembolik bir zafer gibi yorumlayanlar vardı. Ben bu yaklaşımı doÄŸru bulmuyorum. Elbette spor toplumları etkiler; bazen ortak sevinçlerin, bazen de ortak vicdanın sesi olabilir. Ancak bir futbol maçının sonucunu, gerçek hayatta yaÅŸanan insani trajedilerle özdeÅŸleÅŸtirmek doÄŸru deÄŸildir. Filistin’de bugün kupalardan çok daha ağır bir gerçek yaÅŸanmaktadır. On binlerce insan hayatını kaybetmiÅŸ, ÅŸehirler yıkılmış, milyonlarca insan yerinden edilmiÅŸtir. Böylesine büyük bir insani dram karşısında herhangi bir futbol takımının ÅŸampiyonluÄŸu ne Filistin halkının acısını hafifletir ne de sahadaki gerçekleri deÄŸiÅŸtirir. Bir maçın sonucunu, sanki diplomatik bir baÅŸarı elde edilmiÅŸ ya da Filistin davası adına somut bir kazanım saÄŸlanmış gibi deÄŸerlendirmek de isabetli deÄŸildir. Filistin meselesi, bir futbol finalinin sonucundan bağımsız olarak ele alınması gereken hukuki, siyasi ve her ÅŸeyden önce insani bir meseledir. Bu nedenle Dünya Kupası’nı futbolun sınırları içinde deÄŸerlendirmek, Filistin’de yaÅŸananları ise insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren bir sorun olarak görmek daha doÄŸru olacaktır. Ancak kupayı kazandıran ÅŸey, tek bir yıldızın yeteneÄŸi olmadı. İspanya’ya kupayı istikrar getirdi. İspanya’nın ÅŸampiyonluÄŸu, bir aylık turnuva baÅŸarısından ibaret deÄŸildir. Bu kupa, yıllar boyunca sürdürülen altyapı çalışmalarının, korunan futbol kimliÄŸinin, genç oyunculara duyulan güvenin ve günübirlik sonuçlar uÄŸruna terk edilmeyen sistemin sonucudur. İspanya’nın 2008 Avrupa Åžampiyonası, 2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Åžampiyonası’nı kazanan büyük kuÅŸağı zaman içerisinde sahneden çekildi. Xavi, Iniesta, Sergio Ramos ve David Silva gibi isimlerin ardından ciddi bir boÅŸluk oluÅŸtu. İspanya da baÅŸarısız turnuvalar yaÅŸadı. Erken elendi, eleÅŸtirildi ve futbolunun artık geçerliliÄŸini kaybettiÄŸi söylendi. Fakat ülke futbolunun temel anlayışı bütünüyle terk edilmedi. Teknik direktörler ve oyuncular deÄŸiÅŸirken altyapıya, topa sahip olma kültürüne, oyun disiplinine ve genç oyuncu yetiÅŸtirme sistemine baÄŸlılık devam etti. Sonunda önce 2024 Avrupa Åžampiyonası, ardından 2026 Dünya Kupası geldi. İspanya, Dünya Kupası finaline ulaşırken 38 maçlık yenilmezlik serisi yakaladı ve turnuvadaki sekiz karşılaÅŸmada yalnızca bir gol yedi. Bu tablo bize önemli bir gerçeÄŸi gösteriyor: Tesadüf bir maç kazandırabilir; ancak kupayı sistem kazandırır. Türkiye açısından ise Dünya Kupası buruk tamamlandı. Millî takımımız üç grup maçında bir galibiyet ve iki maÄŸlubiyet aldı. ABD karşısında elde edilen 3-2’lik galibiyet moral verse de bu sonuç gruptan çıkmamız için yeterli olmadı. Türkiye, turnuvaya grup aÅŸamasında veda etti. Elbette bir turnuvadaki baÅŸarısızlığı yalnızca teknik direktöre, birkaç futbolcuya veya tek bir maçta yapılan hatalara baÄŸlamak kolaydır. Ancak asıl sorulması gereken soru daha büyüktür: Türkiye’nin uzun vadeli ve deÄŸiÅŸmeyen bir futbol sistemi var mı? Teknik direktörler deÄŸiÅŸtiÄŸinde oyun anlayışımız da tamamen deÄŸiÅŸiyor mu? Genç millî takımlarla A Millî Takım arasında ortak bir futbol kimliÄŸi oluÅŸturabiliyor muyuz? Kulüplerimiz kısa vadeli transferlerle günü kurtarmaya çalışırken oyuncu yetiÅŸtirmeye yeterince önem veriyor mu? BaÅŸarıya yalnızca bir turnuva kadrosu veya yetenekli bir nesil üzerinden bakarsak her hayal kırıklığından sonra yeniden baÅŸa döneriz. Bugün kadromuzda Avrupa’nın önemli kulüplerinde oynayan çok yetenekli gençler bulunuyor. Ancak yetenek tek başına yeterli deÄŸildir. Bu oyuncuları aynı hedef etrafında birleÅŸtirecek plan, disiplin, eÄŸitim ve süreklilik gerekir. İspanya’nın kazandığı kupanın Türkiye’ye verdiÄŸi en önemli mesaj budur. BaÅŸarısızlık karşısında her ÅŸeyi yıkıp yeniden baÅŸlamak deÄŸil, eksikleri doÄŸru belirleyerek sistemin daha iyisini kurmak gerekir. BaÅŸarı bazen gecikir. Sabır ister. Emek ister. Yanlışlardan ders çıkarılmasını ister. Fakat doÄŸru bir sistem kurulmuÅŸsa sonuç eninde sonunda gelir. Bu gerçek yalnızca futbol için geçerli deÄŸildir. EÄŸitimde, ekonomide, siyasette ve devlet yönetiminde de ülkeleri ileriye taşıyan ÅŸey günübirlik kararlar deÄŸil; bilgiye dayanan planlama, kurumsal devamlılık ve istikrardır. 2026 Dünya Kupası’nı İspanya kazandı. Ama kupayı kaldıran ellerden önce onu hazırlayan bir futbol aklı, bir altyapı düzeni ve yıllara yayılan bir sabır vardı. Dünya Kupası’nın bize bıraktığı en deÄŸerli ders ÅŸu oldu: Yetenek sizi yarışın içine sokar, mücadele maç kazandırır; fakat ÅŸampiyonluÄŸu ancak sistem ve istikrar getirir. Benzer Yazılar Kırlangıcın hikayesi Yankı Gece ile Gündüzü Nasıl Ayırt Ederiz? Oruçla? HEMEN PAYLAÅžFacebookPinterestTwitterLinkedinEmailWhatsapp