24 Temmuz 2024 Çarşamba

Anestezi Tarihi

AN + ESTEZİ?

Birçok insan anestezi kavramının ne anlama geldiğini bilmemek ile beraber anesteziyi farklı yönlerden yorumluyor.  Burada sizler ile anestezi kavramı ve tarihi hakkında konuşmak istiyorum. Anestezi kavramı An (olumsuzluk eki) + Estezi ( his, duyu) kelimelerinin bir araya gelerek hissizlik anlamını oluşturmuştur.  Şu an günümüzde bahsedilen ve uygulanan modern anestezi sizce yüzyıllar öncede var mıydı? Ya da insanlar arasında “ Ağrısızlık “ kavramı bu kadar tanınmış mıydı?

Elbette ki her gelişen olayın, teknolojinin bir sancılı dönemi vardır.  Anestezinin bulunması ve zamanla gelişmesi de buna dâhildir.  Sizlere anestezik ilaçların henüz hiç bilinmediği ve kullanılmadığı yıllarda anestezi uygulamalarının; boğma, kafaya vurulan darbe, hızlı kan kaybı yaşatarak bilinç kayıplarının oluşturulması ya da sinir köklerine bası uygulama gibi ilginç yollar ile yapıldığını söylersem birçoğunuzun şaşırmasına sebep olabilirim ancak bu yöntemlerin tarihi bir gerçek olduğunuda belirtmek isterim.  Örneğin kafaya vurulan darbenin “badem kabuğunu kıracak ancak çekirdeğini kırmayacak şiddette “ olunca hastanın bilincinin gittiğini ve dönene kadar cerrahi işlemin yapıldığı biliniyordu. Peki ya çekirdekte kırılırsa ? Aynı şekilde bilinç kaybı yaşatmak için damara açılan kesiden akan kanın her zaman kontrol altına alınabildiğini söyleyebilir miyiz? Tabi ki de günümüz anestezisi ile karşılaştırırsak aralarında bir çok fark olduğunu biliyoruz. Kullanılan bu ilkel yöntemlerin ise hasta güvenliği için kesinliği yoktur.  Ancak o dönemler için konuşacak olursak verilen “ Ağrı ile uğraşın “söz konusu olması ve insanoğlunun bu kadar önemli bir konu hakkında yenilikler çıkarmasının, insan hayatı yönünden ne kadar önemli olduğunun bir kez daha kanıtlar niteliktedir.  

1776 yılında Priestlynitröz oksidi keşfetmesinin ardından, 1799 yılında Humphrey Davy “Nitröz oksidi “ güldürücü gaz “ olarak tanımladı.  Ve bu gaz ile cerrahi işlemler sırasında hastaların ağrı duymamasının anesteziye büyük bir yön verilmesi ile beraber bir çok keşif ve araştırmalar ard arda geldi. Aynı zamanda eterinde anestezide kullanımı başlandı ve zamanla yaygınlaştı.  Genel anestezi hakkında ki araştırmalar devam ederken, lokal ve spinal anestezi türleride keşfedilip uygulanmaya başlandı.

1927 yılında ise intravenöz anestezi yöntemi kullanıldı.  Zamanla modern anestezi dönemine geçilince eterin kullanımı azaldı ve artık kullanılmamaya başlandı.  Bunun sebebinin ise modern anestezik ilaçlarından oluşan kombinasyonlarının kullanılmasıdır.  Ayrıca nitröz oksit hala günümüzde kullanılmaya devam etmektedir.  Tabi eski dönemlerde ki gibi güldürerek değil, inhalasyon yolu ile verilmektedir.  Aslında diğer yöntemin nasıl geliştiğini bir çoğumuz da merak uyandırdığını söylemek pek te yanlış olmaz.  Modern çağın modern ilacı olan ve kullanımı yüzyıllar öncesine dayanan nitröz oksitin analjezi konusunda çok potent olduğununda bilgisini sizler ile paylaşmak isterim.  Belki de bu kadar yıl ilerlemesinin ve hala güvenilirliğini korumasının en önemli nedenlerinden biriside “ağrı ile verdiği mücadeledir.  

Türkiye’de ki anestezi gelişimi;

Türkiye’de 1930 yıllarına kadar bölgesel, eter anestezi yöntemleri uygulanmıştır.  1949 yılında ise ilk endotrakeal entübasyon yolunu kullanarak genel anestezi uygulaması Sadi Sun tarafından gerçekleştirilmiştir. Şu an günümüzde uygulanan anestezi türleri için gerekli olan tüm ekipmanlarda zamanla ulaşılması kolay ve güvenilir bir şekilde kullanıma sunulmuştur.  

Gördüğünüz üzere anestezinin de oldukça sancılı dönemleri olmuş.  Ancak deneme yanılma yolları ile zamanla gelişen ve ilerleyen anesteziyoloji; sadece insanların değil hayvanlarında kurtarıcısı olmuştur.  Aynı zamanda güvenli ve konforlu bir cerrahiyede olanak sağlamıştır.  

Prof.  Dr.  Sadi Sun’unda dediği gibi “ Yeterli anestezisti olmayan halkın cerahisi kısır, halkı ise bahtsızdır. . .  

Bu sözün anesteziye gönül vermiş sağlıkçı okurlarımıza bir ışık olması dileğiyle.  

Unutmayalım ki hastalar bizlere önce güvenirler çünkü bizler onları hem uyutup hem operasyon boyunca tüm hayati fonksiyonlarını takip eder hem de uyandırırız.  Ve hiç kimse güvenmediği birine hayatını emanet etmez.  Bizler bu emanetlere gönül vermiş ve bu yolda ilerleyen, ilerlemeye de devam eden ameliyathanelerin gizli kahramanlarıyız.

Benzer Yazılar
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi