11 October 2026 Sunday

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Kelin ilacı olsa…

Ülkemizde 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu olmak üzere kanunlar, belediyelere sosyal yardım ve sosyal hizmet alanında önemli yetki ve fonksiyonlar yükleyerek, Sosyal Belediyecilik hizmetlerini şart koşmuş, güvence altına almıştır. Kimsesizlerin, evsizlerin, sokak çocuklarının ve muhtaç kadınların barınma ihtiyaçlarından tutun da yaşlılara huzurevleri tesis etmek, kütüphane ve kültür merkezlerini mahallelere kadar […]

Sağlıkta Tek Ölçek Olmaz

Bu yazı dizisinde önce “Sağlıkta büyümek her zaman daha iyi midir?”, ardından “Hastaneye kaç dakikada ulaşıyoruz?” sorularını tartıştık. Seriyi “büyük hastane mi, küçük hastane mi?” tartışmasıyla bitirmek istemiyorum. Çünkü mesele bundan daha kapsamlı. Türkiye’nin ihtiyacı her sağlık kuruluşunun aynı modele benzemeye çalıştığı bir sistem değil; her ölçekteki sağlık kuruluşunun yapabildiği işi doğru yerde yaptığı bir […]

Hastaneye Kaç Dakikada Ulaşıyoruz?

Türkiye büyük hastaneler yapmaya devam edebilir.

İleri teknolojisini geliştirebilir.

Şehir hastanelerini güçlendirebilir.

Ama bunu yaparken şehirlerin içerisinde yıllar içerisinde oluşmuş sağlık ağını ve hastaya yakın hastaneleri de korumamız gerekir.

Çünkü bir hastanenin büyüklüğünü metrekaresiyle ölçebiliriz.

Sağlık hizmetinin değerini ise hastaya ne kadar yakın olduğuyla da ölçmek zorundayız.

Hastaneler Hastalığı mı, Hastayı mı Tedavi Ediyor?

Türkiye sağlıkta büyük duvarlar yaptı, büyük cihazlar aldı, büyük kapasite oluşturdu.

Şimdi o duvarların ve cihazların arasında insanın kaybolmadığı bir sağlık sistemini konuşmanın zamanı.

Çünkü iyi hekimlik yalnız hastalığı bulmak değildir.

Hastayı görmektir.

Türkiye Stagflasyona mı Gidiyor?

TCMB politika faizini %37 seviyesinde tutuyor. Merkez Bankası da iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğini ve sıkı para politikasının talep kanalı üzerinden dezenflasyonu desteklemesinin beklendiğini ifade ediyor.
Tam burada kritik soruyu sormamız gerekiyor:
Ekonomiyi soğutuyoruz ama enflasyonu yeterince soğutamıyorsak sorun nerede?

Acemoğlu’nun Dönüşümü: Aklın Yolu Bir

Acemoğlu’nun düşünsel dönüşümü dikkat çekici: Kurumlardan gelir dağılımına, emekten ortak refaha uzanan bir arayış…

Ancak çözümü hâlâ liberalizmin içinde arıyor.

Kavramlarla patinaja gerek yok. Aklın yolu bir: Milli Ekonomi Modeli. Geç kalmadan…

Türkiye’nin Büyüme Sorunu

The Conference Board’un 11 Eylül 2026 tarihli küresel görünüm raporu, dünya ekonomisinin büyümeye devam ettiğini ancak ülkeler arasındaki farkların belirginleştiğini gösteriyor. Türkiye açısından asıl sorun yalnızca büyüme oranının düşüklüğü değil, borçlanma, yüksek faiz, ithalata bağımlılık ve sıcak para üzerine kurulu büyüme modelidir. Gelişmekte olan rakiplerimiz daha hızlı ve teknoloji odaklı büyürken Türkiye’nin kalıcı çözümü; üretimi, yerli kaynakları ve vatandaşın satın alma gücünü birlikte destekleyen Milli Ekonomi Modeli perspektifinde aranmalıdır.

Kâğıt Üstündeki Hedefler, Çarşıdaki Yangın: 20 Yıllık OVP Karnesi Ne Söylüyor?

6 Eylül’de yeni OVP açıklanacak.
Biz de rakamlara bakacağız.
Ama yalnızca “Enflasyon kaç olacak?” diye sormayacağız.
Asıl sorumuz şu olacak:
Bu program Türkiye’yi gerçekten daha üretken, daha güçlü ve daha müreffeh bir ülke yapacak mı?
Çünkü artık vatandaşın yeni bir hedefe değil, hedeflerin gerçekleştiğini göreceği bir ekonomiye ihtiyacı var.
Türkiye’nin ihtiyacı, kağıt üzerinde güzel görünen bir gelecek değil; hayatın içinde hissedilen bir refahtır.

Betona Değil Üretime Yatırım

Ekonomide yatırım denildiğinde çoğu zaman tek bir rakama bakıyoruz: Ne kadar yatırım yapıldı? Oysa bundan daha önemli bir soru var: Neye yatırım yaptık ve yaptığımız yatırım ülkenin gelecekteki üretim kapasitesini ne kadar artırdı? OECD’nin Nisan 2026’da yayımladığı Foundations for Growth and Competitiveness 2026 raporunun Türkiye bölümünde dikkat çekici bir tespit bulunuyor. Rapora göre Türkiye’nin sabit […]

Yüksek Faizin Görünmeyen Faturası

Türkiye ekonomisinde son yılların temel hedefi enflasyonu yeniden kontrol altına almak. Bu hedefin gerekliliği konusunda ciddi bir tartışma yok. Yüksek enflasyon; ücretliyi, emekliyi, üreticiyi ve tasarruf sahibini aynı anda yıpratıyor. Dolayısıyla fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı ekonomik istikrardan söz etmek mümkün değil. Ancak ekonomi politikasında yalnızca uygulanan ilacın etkisine değil, yan etkilerine de bakmak gerekir. IMF’nin […]

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi