25 October 2026 Sunday

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Kelin ilacı olsa…

Ülkemizde 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu olmak üzere kanunlar, belediyelere sosyal yardım ve sosyal hizmet alanında önemli yetki ve fonksiyonlar yükleyerek, Sosyal Belediyecilik hizmetlerini şart koşmuş, güvence altına almıştır. Kimsesizlerin, evsizlerin, sokak çocuklarının ve muhtaç kadınların barınma ihtiyaçlarından tutun da yaşlılara huzurevleri tesis etmek, kütüphane ve kültür merkezlerini mahallelere kadar […]

Geleceği Yalnız Enerji Değil, Su da Belirleyecek: Türkiye Suyun Neresinde?

Geleceği yalnız enerji değil, su da belirleyecek.

Türkiye, geleceğin suyunu da teknolojisini de üreten ülkeler arasında yer almalıdır.

Peki, biz suyun neresindeyiz?

Çiftçinin Maliyeti Artıyor, Vatandaşın Sofrası Küçülüyor

Çiftçi emeğinin karşılığını almak istiyor. Esnaf işletmesini ayakta tutmaya çalışıyor. Tüketici ise bütçesine uygun gıda arıyor.

Sorun, bu üç kesimden birinin diğerinden daha fazla kazanmak istemesinden ibaret değil. Sorun, üretimden tüketime kadar oluşan maliyetlerin giderek ağırlaşması.

Fon Krizinde Asıl Kayıp Güven mi? Türkiye’ye MSCI Uyarısı

Bir vatandaş düşünün. Yıllarca çalışmış, kazancından artırmış, çocuklarının geleceği veya emeklilik günleri için birikim yapmış. Enflasyon karşısında parasının değerini korumak amacıyla bir yatırım fonuna yönelmiş. Birikimini profesyonel yöneticilere emanet etmiş. Ancak bir sabah yatırım yaptığı fonun tasfiyeye alındığını öğreniyor. Aklındaki soru artık ne kadar kazanacağı değil: “Yılların birikimine ne zaman, ne kadar ulaşabileceğim?” Bu hikâye […]

Fransa Zengin, Peki Halkı? Ekonominin Unuttuğu İnsan

Bir ülkenin gerçek zenginliği, yalnız sahip olduğu sermaye değil, vatandaşına sağlayabildiği refahtır.

Çünkü devletin gücü, insanın hayatında karşılık bulduğu ölçüde anlam kazanır.

Önce insan. Ekonominin başlangıç noktası da nihai amacı da bu olmalıdır.

Enflasyonun Görünmeyen Bedeli

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) No Time to Recover başlıklı raporu bugün yayınlandı.
Rapora göre enerji ve gıda fiyatlarındaki artışların hanehalklarına tamamen yansıması durumunda, dünya genelinde 130 milyon insan daha günlük 6,85 dolarlık yoksulluk sınırının altına düşebilir.

Sağlıkta Tek Ölçek Olmaz

Bu yazı dizisinde önce “Sağlıkta büyümek her zaman daha iyi midir?”, ardından “Hastaneye kaç dakikada ulaşıyoruz?” sorularını tartıştık. Seriyi “büyük hastane mi, küçük hastane mi?” tartışmasıyla bitirmek istemiyorum. Çünkü mesele bundan daha kapsamlı. Türkiye’nin ihtiyacı her sağlık kuruluşunun aynı modele benzemeye çalıştığı bir sistem değil; her ölçekteki sağlık kuruluşunun yapabildiği işi doğru yerde yaptığı bir […]

Hastaneye Kaç Dakikada Ulaşıyoruz?

Türkiye büyük hastaneler yapmaya devam edebilir.

İleri teknolojisini geliştirebilir.

Şehir hastanelerini güçlendirebilir.

Ama bunu yaparken şehirlerin içerisinde yıllar içerisinde oluşmuş sağlık ağını ve hastaya yakın hastaneleri de korumamız gerekir.

Çünkü bir hastanenin büyüklüğünü metrekaresiyle ölçebiliriz.

Sağlık hizmetinin değerini ise hastaya ne kadar yakın olduğuyla da ölçmek zorundayız.

Hastaneler Hastalığı mı, Hastayı mı Tedavi Ediyor?

Türkiye sağlıkta büyük duvarlar yaptı, büyük cihazlar aldı, büyük kapasite oluşturdu.

Şimdi o duvarların ve cihazların arasında insanın kaybolmadığı bir sağlık sistemini konuşmanın zamanı.

Çünkü iyi hekimlik yalnız hastalığı bulmak değildir.

Hastayı görmektir.

Türkiye Stagflasyona mı Gidiyor?

TCMB politika faizini %37 seviyesinde tutuyor. Merkez Bankası da iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğini ve sıkı para politikasının talep kanalı üzerinden dezenflasyonu desteklemesinin beklendiğini ifade ediyor.
Tam burada kritik soruyu sormamız gerekiyor:
Ekonomiyi soğutuyoruz ama enflasyonu yeterince soğutamıyorsak sorun nerede?

Acemoğlu’nun Dönüşümü: Aklın Yolu Bir

Acemoğlu’nun düşünsel dönüşümü dikkat çekici: Kurumlardan gelir dağılımına, emekten ortak refaha uzanan bir arayış…

Ancak çözümü hâlâ liberalizmin içinde arıyor.

Kavramlarla patinaja gerek yok. Aklın yolu bir: Milli Ekonomi Modeli. Geç kalmadan…

Türkiye’nin Büyüme Sorunu

The Conference Board’un 11 Eylül 2026 tarihli küresel görünüm raporu, dünya ekonomisinin büyümeye devam ettiğini ancak ülkeler arasındaki farkların belirginleştiğini gösteriyor. Türkiye açısından asıl sorun yalnızca büyüme oranının düşüklüğü değil, borçlanma, yüksek faiz, ithalata bağımlılık ve sıcak para üzerine kurulu büyüme modelidir. Gelişmekte olan rakiplerimiz daha hızlı ve teknoloji odaklı büyürken Türkiye’nin kalıcı çözümü; üretimi, yerli kaynakları ve vatandaşın satın alma gücünü birlikte destekleyen Milli Ekonomi Modeli perspektifinde aranmalıdır.

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi