18 July 2026 Saturday

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Kelin ilacı olsa…

Ülkemizde 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu olmak üzere kanunlar, belediyelere sosyal yardım ve sosyal hizmet alanında önemli yetki ve fonksiyonlar yükleyerek, Sosyal Belediyecilik hizmetlerini şart koşmuş, güvence altına almıştır. Kimsesizlerin, evsizlerin, sokak çocuklarının ve muhtaç kadınların barınma ihtiyaçlarından tutun da yaşlılara huzurevleri tesis etmek, kütüphane ve kültür merkezlerini mahallelere kadar […]

IMF Türkiye Raporunun Ötesindeki Gerçek

IMF, OECD ve EBRD’nin Türkiye için büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi, ekonomideki yapısal sorunların uluslararası kuruluşlar tarafından da görüldüğünü ortaya koymaktadır. Ancak asıl mesele büyüme oranlarının düşmesi değil, büyümenin niteliğidir. Türkiye, ihracatını artırmasına rağmen üretimde hâlâ yüksek oranda ithal ara malına bağımlıdır. Bu nedenle ihracat arttıkça ithalat ve cari açık da artmakta, oluşan katma değerin önemli bir bölümü yurt dışında kalmaktadır. Gerçek kalkınma; daha fazla ihracat yapmakla değil, daha fazla yerli katma değer üretmekle mümkündür. Çözüm ise üretimi, teknolojiyi ve yüksek katma değeri merkeze alan; ithalata bağımlılığı azaltan, sosyal devleti güçlendiren ve milli kaynakları milletin refahına dönüştüren bir ekonomik anlayışı hayata geçirmektir.

Üniversite Hayali mi, Yurt Dışı Hayali mi?

Bu hafta yüz binlerce gencimiz YKS sonuçlarını bekliyor. Kimi istediği bölümü kazanmanın hayalini kuruyor. Kimi ailesine güzel bir haber vermenin heyecanını yaşıyor. Kimi ise tercih listesini hazırlamaya başladı bile. Fakat bugün gençlerin zihninde, sınav kadar önemli başka bir soru daha var: “Üniversiteyi bitirdikten sonra bu ülkede nasıl bir gelecek beni bekliyor?” Eskiden üniversite, gençler için […]

Bir Ülkeyi Güçlü Yapan Şey Nedir?

Bir ülkenin gerçek gücü; yalnızca ekonomik büyüklüğü, doğal kaynakları veya askerî kapasitesiyle ölçülmez. Kalıcı güç; nitelikli insan, güçlü kurumlar, adalet, üretim, bilim ve ortak hedefler etrafında kenetlenmiş bir toplumla inşa edilir. Türkiye’nin en büyük zenginliği de sahip olduğu insan kaynağıdır. Güçlü bir gelecek için, insanı merkeze alan, üretimi ve milli kalkınmayı esas alan bir anlayışa ihtiyaç vardır. Çünkü güçlü insan, güçlü kurumları; güçlü kurumlar ise güçlü Türkiye’yi oluşturur.

Bir Millet Nasıl Ayağa Kalkar?

Bir milleti ayağa kaldıran en büyük güç; sahip olduğu doğal kaynaklar değil, ortak hedefleri, güçlü fikirleri ve üretme iradesidir. Tarih, kalkınmayı başaran toplumların önce düşüncede, ardından eğitimde, üretimde ve adalette güçlendiğini göstermektedir. Türkiye’nin de geleceği; kendi insanına güvenen, bilim ve teknolojiyi önceleyen, üreten ve adil paylaşımı esas alan bir anlayışla mümkündür. Çünkü bir millet, önce fikriyle ayağa kalkar; ardından ekonomisi, devleti ve geleceği onun peşinden gelir.

Sosyal Devlet Boşluk Bırakmaz

Sosyal devlet; vatandaşını derneklerin, vakıfların ya da yardım kampanyalarının insafına bırakmaz.
Devlet, vatandaşının temel ihtiyaçlarını doğrudan karşılayacak güce ve sorumluluğa sahip olmalıdır.
Gerçek sosyal devlet; yardımı dağıtan değil, vatandaşını yardıma muhtaç bırakmayan devlettir.

Tasarruf Eden Devlet, Fakirleşen Millet?

Devletin mali disiplini ve tasarruf politikaları elbette önemlidir. Ancak vatandaşın alım gücü düşüyor, üretim yeterince artmıyor ve gelir adil paylaşılmıyorsa, tasarruf tek başına refah getirmez. Gerçek ekonomik başarı; bütçe dengesi kadar milletin bütçesini de güçlendirebilmektir. Türkiye’nin ihtiyacı, sadece harcamaları kısmak değil; üretimi, istihdamı ve milli kalkınmayı önceleyen güçlü bir ekonomik anlayıştır.

Son Nefese Kadar, Son Nefes İçin Siyaset

Siyaset; makam, unvan veya kişisel beklentiler için değil, millete hizmet etmek ve güçlü bir Türkiye inşa etmek için yapılır. Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu “Son nefese kadar, son nefes için siyaset” anlayışı; dava bilincini, fedakârlığı ve millet sevdasını esas alır. Bu anlayışın temsilcileri, Genel Başkan Hüseyin Baş’ın liderliğinde fikrini üreten, milletine umut olan ve Türkiye’nin geleceği için durmadan çalışan kadrolar olmaya devam edecektir.

Fikrimiz Milli. Duruşumuz Bağımsız. Hedefimiz Güçlü Türkiye. 🇹🇷

Bir Kampın Ardından

Üç günlük Gençlik Kampı, yalnızca toplantılar ve seminerlerden ibaret değildi; aynı ideale inanan insanların bir araya gelerek ortak hedeflerini güçlendirdiği önemli bir buluşmaydı. Kocatepe’de hissedilen Kurtuluş Savaşı ruhu, eğitimler, meslek grubu çalışmaları ve kurulan gönül bağları, teşkilat olmanın gerçek anlamını bir kez daha ortaya koydu. Kamp sona erdi ancak asıl çalışma şimdi başlıyor. Her teşkilat mensubu, daha çok çalışmak, daha fazla insana ulaşmak ve Bağımsız Türkiye Partisi’nin fikirlerini milletle buluşturmak için şehirlerine yeni bir heyecanla döndü.

Türkiye İçin Neden Bağımsız Türkiye Partisi?

Türkiye’nin kronikleşen ekonomik, sosyal ve siyasi sorunları, aynı anlayışlarla çözülemiyor. Bağımsız Türkiye Partisi; Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli ile yalnızca eleştiren değil, üretim, adalet, sosyal devlet ve tam bağımsızlık temelinde çözüm sunan bir siyasi harekettir. Genel Başkan Hüseyin Baş’ın liderliğinde sürdürülen bu mücadele, Türkiye’nin yeniden kendi fikriyle ayağa kalkmasını hedeflemektedir.

Teşkilat Nedir?

Teşkilat; bina, tabela veya unvandan ibaret değildir. Aynı ideale inanan insanların ortak iradesidir. Güçlü teşkilatlar, milletle bağ kuran, dinleyen, üreten ve çözüm sunan kadrolarla oluşur. Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu teşkilat anlayışı, bugün Genel Başkanımız Sayın Hüseyin Baş’ın liderliğinde aynı kararlılıkla sürmektedir. Çünkü güçlü Türkiye’nin yolu, güçlü teşkilatlardan geçer.

Bir Üye Neden Bu Kadar Önemlidir?

Siyasette bazı rakamlar vardır.
Oy oranları…
Anket sonuçları…
Sandık sayıları…
Bir de bizim için çok farklı anlam taşıyan bir rakam vardır:
Üye sayısı.
Ne zaman üye çalışmalarından bahsetsek, bazı insanlar bunu yalnızca sayısal bir yarış olarak görüyor.
“Bir kişi daha üye olmuş.”
“Peki ne değişti?”

Siyaset Birinci İşimizdir

Siyaset, makam sahibi olmanın değil; milletin geleceği için sorumluluk almanın adıdır. Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Birinci işiniz siyaset” sözü, bir öncelik sıralaması değil, milletine karşı görev bilinciyle hareket eden kadrolara yapılmış bir çağrıdır. Bu yazıda, Bağımsız Türkiye Partisi’nin siyaset anlayışının temelini oluşturan bu bakış açısını ele alıyoruz.

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi