8 August 2026 Saturday

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Kelin ilacı olsa…

Ülkemizde 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu olmak üzere kanunlar, belediyelere sosyal yardım ve sosyal hizmet alanında önemli yetki ve fonksiyonlar yükleyerek, Sosyal Belediyecilik hizmetlerini şart koşmuş, güvence altına almıştır. Kimsesizlerin, evsizlerin, sokak çocuklarının ve muhtaç kadınların barınma ihtiyaçlarından tutun da yaşlılara huzurevleri tesis etmek, kütüphane ve kültür merkezlerini mahallelere kadar […]

Baba Devlet Nasıl Olmalı?

Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’nde “baba devlet”, yalnızca iş sağlayan değil, vatandaşın refah seviyesini güvence altına alan devlettir. Vatandaşlık maaşı milletin ülke kaynaklarından aldığı pay; ev hanımı maaşı ise görünmeyen ev içi emeğin karşılığıdır. Bu sosyal destekler doğru üretim politikalarıyla birlikte uygulandığında aileyi güçlendirir, iç talebi ve millî üretimi canlandırır, sosyal dışlanmayı ve yalnızlığı azaltır.
Baba devlet sadaka dağıtmaz; vatandaşına hakkını verir.

Sosyal Medya Sosyal Hayatı Bitiriyor mu?

Sosyal medyanın yalnızlık üzerindeki etkisi kullanım biçimine göre değişiklik gösteriyor. Mesajlaşma ve buluşma planlama gibi aktif kullanım sosyal ilişkileri destekleyebilirken, başkalarının hayatlarını sürekli izlemeye dayanan pasif kullanım; sosyal karşılaştırma ve yalnızlıkla ilişkilendiriliyor.
Asıl sorun sosyal medyanın varlığı değil, yüz yüze iletişimin yerini almasıdır. Teknoloji bizi birbirimize bağlayabilir; fakat hiçbir ekran gerçek dostluğun ve göz göze kurulan iletişimin yerini tutamaz.

Mahalleyi Kaybettik

OECD’nin “sosyal altyapı” kavramı; park, kütüphane, okul, ibadethane, mahalle esnafı ve ortak yaşam alanlarının toplum sağlığı açısından önemini ortaya koyuyor. Şehirler büyürken insanların karşılaşabileceği ücretsiz ve erişilebilir alanlar azalıyor; mahalle fiziksel olarak varlığını sürdürse de komşuluk ve aidiyet duygusu zayıflıyor.
Yalnızlığın nedeni yalnızca bireysel tercihler veya dijitalleşme değildir; insanları birbirinden uzaklaştıran şehir düzenidir. Biz yalnızca komşularımızı değil, mahalleyi kaybettik.

Yoksulluk Sadece Cebi Boşaltmıyor

Açlık sınırının altında kalan ücretler, insanları yalnızca temel ihtiyaçlarından değil, sosyal hayattan da uzaklaştırıyor. OECD verileri, en düşük gelir grubundakilerin en yüksek gelir grubuna göre 6,2 kat daha fazla yalnızlık bildirdiğini gösteriyor.
Yoksulluk, cebi boşaltırken insanın çevresini, aidiyetini ve toplumla bağını da daraltıyor.

Telefonlarımız Arttı, Dostlarımız Azaldı

OECD’nin 2025 raporu, 2006’dan bu yana aile ve arkadaşlarla yüz yüze görüşmeler azalırken telefon ve internet üzerinden iletişimin arttığını gösteriyor. Ancak bağlantıda olmak, gerçek anlamda bağlı hissetmek anlamına gelmiyor. Sorun teknoloji değil; dijital iletişimin yüz yüze dostlukların yerini almaya başlamasıdır.

Gençleri Yalnızlıktan Nasıl Kurtarırız?

OECD verileri, gençlerin yoğun iletişim imkânlarına rağmen giderek daha yalnızlaştığını gösteriyor. Çözüm; gençlere yalnızca sosyalleşmelerini tavsiye etmek değil, onları ailede değerli, okulda aidiyet sahibi, üretimde etkin ve ülkenin geleceğinde söz sahibi hâle getirmektir. Prof. Dr. Haydar Baş’ın yaklaşımıyla gençlere bir ideal, sorumluluk ve ekonomik güvence sunulmalıdır.

Gençler Neden Daha Yalnız?

OECD’nin 2025 raporu, sosyal çevresi ve iletişim imkânları geniş görünmesine rağmen gençlerin giderek daha fazla yalnızlaştığını ortaya koyuyor. Yüz yüze temasın azalması, dijital ilişkilerin gerçek yakınlığın yerini alamaması, pandemi sonrası değişen alışkanlıklar ve ekonomik güvencesizlik, özellikle genç erkeklerde sosyal bağları zayıflatıyor.

Yalnızlık Artık Bir Sağlık Sorunu

OECD’nin 2025 raporu, yalnızlığın artık yalnızca bireysel bir duygu değil; erken ölüm, kalp-damar hastalıkları ve ruhsal sorunlarla ilişkili önemli bir halk sağlığı meselesi olduğunu ortaya koyuyor. Üstelik risk altında olanlar yalnızca yaşlılar değil; gençler, özellikle de genç erkekler giderek daha fazla yalnızlaşıyor.

Sosyal Devlet Ne İşe Yarar?

Afetten sonra değil afetten önce, bağımlılıktan sonra değil bağımlılıktan önce, işsizlikten sonra değil işsiz kalmadan önce, yoksulluktan sonra değil yoksullaşmadan önce vatandaşının yanında olmalıdır.
İşte sosyal devlet budur.
İşte baba devlet budur.

Parti mi, Amblem mi; Yoksa İş, Aş ve Gelecek mi?

Partiler değişebilir, isimler değişebilir. Ama milletin gerçek gündemi değişmez: İş, aş ve gelecek. Türkiye’nin ihtiyacı siyasi magazin değil, vatandaşın sorunlarını çözecek fikir ve projelerdir.

Sırada Kim Var?

Öğretmen, gazi, emekli, işçi, memur, çiftçi, esnaf… Bugün toplumun hangi kesimine baksanız aynı sorunla karşılaşıyorsunuz: Geçim sıkıntısı ve adalet arayışı. Bu artık tek tek yaşanan mağduriyetler değil, yanlış ekonomik sistemin sonucudur. Çözüm ise pansuman tedbirlerde değil; üretimi, adil paylaşımı ve sosyal devleti esas alan Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’ndedir. Çünkü sorun sistemse, çözüm de yeni bir sistemdir.

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi