22 February 2026 Sunday

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Emekli Askerin Meselesi: Maaş Değil, Sistem Meselesi

Bursa’da TEMAD Bursa İl Başkanlığı’na yapılan ziyarette, emekli astsubayların yaşadığı ekonomik sorunlar ele alındı. Görüşmelerde emekli maaşlarındaki farklılıkların teknik değil, 2008 sonrası sosyal güvenlik düzenlemeleriyle derinleşen yapısal bir adaletsizlik olduğu vurgulandı. Emekli askerlerin geçim sıkıntısının, ekonomi politikalarındaki tercihlerle doğrudan ilişkili olduğu ifade edildi.

ABD YPG’den Neden Uzaklaşıyor?

ABD’nin YPG/SDG hattından uzaklaşması, ani bir kopuştan ziyade sahadaki maliyeti artan yükün devredilmesi anlamına geliyor. Asker sayısının azaltılması, üslerin konsolide edilmesi ve IŞİD tutuklularının Suriye’den Irak’a taşınması, Washington’un Suriye dosyasını daraltma iradesini ortaya koyuyor. Bu süreç, ABD’nin vekil güçlerle kurduğu tarihsel ilişki biçiminin yeni bir yansıması olarak okunmalı. Türkiye açısından mesele yalnızca YPG’nin zayıflaması değil; ABD sonrası dönemde ortaya çıkacak güvenlik boşluğunun kimler tarafından ve nasıl doldurulacağıdır. Özellikle Kuzey Irak’a taşınan güvenlik yükünün, İran kaynaklı yeni saldırı risklerini tetikleyebileceği ihtimali dikkatle değerlendirilmelidir.

Trump’ın Davos Mesajı Ne Anlama Geliyor?

Davos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın verdiği mesajlar, küresel sistemde yüzeysel bir tartışmadan ziyade derin bir yapısal dönüşüme işaret etmektedir. ABD merkezli küreselleşme düzeni, özellikle Çin’in yükselişiyle birlikte kendi kurucusu açısından dahi sorgulanır hâle gelmiştir. Çok taraflı kurumların ve mevcut kapitalist sistemin sürdürülebilirliği artık tartışma konusudur.

Bu süreçte, kapitalizmin yapısal krizlerine karşı alternatif modeller yeniden gündeme gelmekte; ekonomik bağımsızlık, üretim ve toplumsal refah kavramları öne çıkmaktadır. Türkiye açısından ise bu küresel kırılma, edilgen değil etkin bir rol üstlenme zorunluluğunu beraberinde getirmektedir. 7–8 Şubat’ta Viyana Teknik Üniversitesi’nde düzenlenecek Uluslararası Millî Ekonomi Modeli Kongresi, bu arayışların akademik zeminde ele alınacağı önemli bir platformdur.

Kürt Sorunu Değil, Geçim ve Onur Sorunu Var

Adıyaman, Malatya ve Kahramanmaraş’ta yapılan saha ziyaretleri, Türkiye’de “Kürt sorunu” başlığı altında yürütülen tartışmaların halkın gerçek gündemiyle örtüşmediğini ortaya koymaktadır. Sahada görülen temel sorun; kimlik temelli talepler değil, geçim sıkıntısı, onurlu yaşam ve adalet arayışıdır.

Vatandaşların ortak talebi ayrışma değil; insanca yaşamak, eşit yurttaşlık ve güvenli bir gelecek beklentisidir. Dış aktörlerin bölgede kimlikler üzerinden yürüttüğü politikalar yeni değildir ve asıl amaç toplumsal birliği zayıflatmaktır.

Çözüm; ayrıştırıcı söylemlerde değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün kapsayıcı millet anlayışında, ortak gelecek vizyonunda ve Bağımsız Türkiye Partisi’nin savunduğu bağımsız, üretim odaklı Türkiye perspektifindedir.

Erken Aile Etkileşimi, Çocuklarda Kalp ve Metabolik Sağlığı Belirliyor

Bir ailenin günlük yaşamında sergilediği etkileşim şekli, çocukların ileriki yaşamlarında sadece duygusal değil, fiziksel sağlığını da etkiliyor. Yeni bir araştırma, ebeveyn davranışları ile çocukların kardiyometabolik sağlık göstergeleri arasında güçlü bağlantılar olduğunu ortaya koydu.(Kaynak: PMC12671923) Araştırmanın Temel Bulguları ABD merkezli çalışmada, bebeklikten okul çağına kadar takip edilen çocukların kalp ve metabolik sağlık riskleri ile aile içi […]

Sigara Bırakma İlacı Vareniklin, Esrar Kullanım Bozukluğunda Umut Verdi

Sigarayı bırakma tedavisinde uzun süredir kullanılan vareniklin etken maddesinin, esrar kullanım bozukluğu (CUD) yaşayan bireylerde de etkili olabileceğine dair yeni bilimsel bulgular paylaşıldı. Addiction dergisinde yayımlanan ve Güney Carolina Tıp Üniversitesi’nde yürütülen randomize kontrollü bir çalışma, özellikle erkeklerde esrar kullanımının azaltılabildiğini ortaya koydu. Bağımlılık Araştırmaları Derneği tarafından paylaşılan çalışmada, Sadie Harley tarafından düzenlenen ve Robert […]

Emekliye Seyyanen Zam Yetmez

Seyyanen zam tartışmaları gündemde olsa da emeklilerin temel sorunu çözülmüyor. Kök maaş sistemi emekli gelirini eritiyor, 4/D mağdurlarına geri dönüş hakkı tanınmıyor, geçinemeyen emekliye çalışma yolu kapatılıyor. Emeklinin talebi net: Ya insanca bir emekli maaşı ya da çalışma özgürlüğü.

Bazı Gıda Koruyucuları Tip 2 Diyabet Riskini Artırabilir

Fransa’da yürütülen ve 108 binden fazla yetişkini kapsayan geniş ölçekli bir araştırma, bazı gıda koruyucu katkı maddeleri ile tip 2 diyabet gelişimi arasında anlamlı ilişkiler olabileceğini ortaya koydu. Nature Communications’ta yayımlanan çalışmada; sodyum nitrit, potasyum sorbat, kalsiyum propiyonat ve bazı asitler gibi yaygın kullanılan koruyuculara daha yüksek düzeyde maruz kalan bireylerde diyabet görülme sıklığının arttığı bildirildi. Araştırmacılar, bulguların nedensellik kanıtı sunmadığını ancak bu maddelerin güvenliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sahadan Gelen Gerçek: Milletin Gündemi Ekonomidir

Yapılan saha çalışmalarında Türkiye’nin farklı illerinde ortak bir tablo ortaya çıkmıştır: Vatandaşın temel ve öncelikli gündemi ekonomidir. Siyasi polemikler, yapay gündemler ve algı çalışmaları toplumda karşılık bulmamaktadır. Halk, sahada kimin var olduğunu sorgulamakta; isimleri değişse de aynı politikaları sürdüren yapılara güven duymamaktadır. Bu ortamda Bağımsız Türkiye Partisi, sahada varlığı hissedilen, çözüm odaklı ve ekonomik gerçekleri merkeze alan bir adres olarak öne çıkmaktadır. Vatandaşın “Neredeydiniz?” sorusu, BTP’ye yöneltilmiş açık bir beklenti ve çağrı niteliği taşımaktadır.

Asgari Ücret ve Açlık Sınırı

Asgari ücret açlık sınırının altındayken yüzde 25–30 zam konuşmak çözüm değildir.
Sorun rakam değil, alım gücüdür.
Devlet sübvanse etmeden bu masa her yıl aynı kısır döngüyü üretir.
İşçiyle işvereni karşı karşıya getirmek değil, sosyal devleti işletmek gerekir.

Milletle Kurulan Siyaset

“Eğer biz fakirin fukaranın ekmeği olmayacaksak, yurtsuz kalan öğrencinin harçlığına derman olmayacaksak, evladını kaybetmiş bir şehit anasının evladı olamayacaksak; çocuğuna ekmek alamadığı için kendini çaresiz hisseden bir babanın yükünü hafifletemeyeceksek, iktidarın ne anlamı vardır? Bu nedenle biz, şahsi iktidar hedefi değil, milletin iktidarı hedefiyle siyaset yapıyoruz.”

Hukuk, Siyaset ve Belirsizlik

Uzun süreli iktidar dönemlerinde, yönetim biçimi tek merkezde görünse bile fiiliyatta çok odaklı bir güç dengesi ortaya çıkar. Türkiye’de bugün yaşanan tablo da budur. Feti Yıldız’ın “tutuklama istisnadır, ceza değildir” şeklindeki açıklaması, evrensel hukuk ilkeleriyle uyumlu ve teorik olarak yerindedir. Ancak sorun, bu doğru tespitin hangi siyasal bağlamda ve ne amaçla dile getirildiğidir.

Aynı siyasal yapının geçmiş uygulamaları dikkate alındığında, söylem ile pratik arasındaki mesafe ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Özellikle “örgüt üyeliği” kavramının muğlaklığı, hem devam eden davalar hem de 11. Yargı Paketi bağlamında hukuki güvenliği zedelemektedir. Tanımların netleştirilmemesi, siyasi faaliyetlerin dahi kriminalize edilebilmesine açık bir alan yaratmaktadır.

Bu belirsizlik ortamı, toplumda korku iklimi oluşturma ve siyasal katılımı baskılama riskini beraberinde getirmektedir. Hukukun öngörülebilirliğini yitirdiği bir düzende, adalet yalnızca bir söylem hâline gelir. Çıkış yolu ise nettir: Cumhuriyetin kurucu ilkelerine, hukukun üstünlüğüne ve Atatürk’ün devlet aklına yeniden dönmek.

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi