9 April 2026 Thursday

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

GSYH Büyürken Refah Neden Geriliyor? Ölçüm Krizinin Tarihsel Arka Planı

Bu yazı, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) neden toplumsal refahı ölçmekte yetersiz kaldığını tarihsel ve kuramsal arka planıyla ele almaktadır. Kuznets’ten Easterlin Paradoksu’na, Stiglitz–Sen eleştirilerinden Türkiye örneğine uzanan veriler; büyüme ile insanî gelişme arasındaki kopuşu ortaya koymaktadır. Yazı, Prof. Dr. Haydar Baş tarafından geliştirilen Milli Ekonomi Modeli’nin (MEM), bu ölçüm krizine insanı merkeze alan çok boyutlu bir alternatif sunduğunu savunmaktadır.

Hayat Paraya İndirgenemez

Bu yazı, 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nde Prof. Dr. Hermann Knoflacher’in sunduğu veriler üzerinden, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) artışı ile insanî refah arasındaki kopuşu ele almaktadır. GSYH’nin neden yaşam kalitesini ölçmekte yetersiz kaldığı; HDI ve benzeri göstergeler ışığında tartışılmaktadır. Yazı, Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’ni bu ölçüm krizine alternatif bir yaklaşım olarak değerlendirmekte ve “hayat paraya indirgenemez” ilkesini merkeze almaktadır.

Panik Bozukluğu Beyin Yapısını Etkiliyor

Panik bozukluğu, ani ve tekrarlayan panik ataklarla ortaya çıkan, bireyin günlük yaşamını ve psikolojik iyilik hâlini olumsuz etkileyen yaygın bir ruh sağlığı bozukluğudur. Yoğun korku hissiyle birlikte kalp çarpıntısı, nefes darlığı, baş dönmesi, terleme ve kontrol kaybı hissi gibi fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Yapılan araştırmalar, dünya genelinde toplumun yaklaşık yüzde 2 ila 3’ünün yaşamının bir […]

Bir Mumdan Güneşe: Viyana’dan Dünyaya Yükselen İktisadî Bir İtiraz

Viyana’da düzenlenen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi, küresel iktisadın sorgulanamaz kabul edilen dogmalarını yeniden tartışmaya açtı.
Kaynak mı sınırlı, yoksa erişim mi?
Sorun kıtlıkta değil, paylaşım modelinde.

2005’te yakılan bir mum, bugün Avrupa’nın kalbinde küresel bir fikrî tartışmaya dönüşmüş durumda.
Ne mutlu bizlere.

Dünyanın Milli Ekonomi Modeline İhtiyacı Var

Küresel ekonomi bugün yalnızca bir durgunlukla değil, açık bir yönetim ve anlayış kriziyle karşı karşıya. Enflasyon, gelir adaletsizliği, borç sarmalı ve üretimden kopuk finansal sistem, artık yalnızca gelişmekte olan ülkeleri değil; sistemi kuran Batı ekonomilerini de çıkmaza sürüklüyor. Bu tablo karşısında hâlâ aynı reçeteleri ısrarla savunmak, çözüm değil, krizi derinleştirmekten başka bir anlam taşımıyor.İşte tam […]

Beynin Protein Temizleme Sistemi Bunamada Rol Oynuyor Olabilir

Beynimiz Kendi Kendini Nasıl Temizler? Beynimiz, gün boyunca yoğun bir şekilde çalışan hücrelerden oluşur. Bu yoğun çalışma sırasında proteinler üretilir, kullanılır ve eskir. Sağlıklı bir beyinde bu eski ya da hasarlı proteinler düzenli olarak temizlenir. Bu temizlik işini büyük ölçüde mikroglia adı verilen bağışıklık hücreleri üstlenir. Mikroglialar, beyni bir nevi “temizlik görevlisi” gibi korur ve […]

Alzheimer’da Unutmanın Yeni Nedeni: Beyin Dinlenirken Anılar Sabitlenemiyor

Yeni yayımlanan bilimsel bir çalışma, Alzheimer hastalığında unutmanın yalnızca hafıza kaybından ibaret olmadığını ortaya koydu. Araştırmaya göre sorun, beynin öğrendiklerini dinlenme ve uyku sırasında yeterince sağlamlaştıramaması.
Sağlıklı bir beyinde dinlenme anlarında gerçekleşen “zihinsel tekrar” süreci, Alzheimer sürecinde düzensiz hâle geliyor. Bu durum, özellikle yakın zamanda yaşananların daha hızlı unutulmasına yol açıyor.
Uzmanlar, bu bulguların Alzheimer’ın erken dönemlerini anlamak ve ileride yeni tanı–takip yöntemleri geliştirmek açısından önemli olduğunu vurguluyor.

Emekli Askerin Meselesi: Maaş Değil, Sistem Meselesi

Bursa’da TEMAD Bursa İl Başkanlığı’na yapılan ziyarette, emekli astsubayların yaşadığı ekonomik sorunlar ele alındı. Görüşmelerde emekli maaşlarındaki farklılıkların teknik değil, 2008 sonrası sosyal güvenlik düzenlemeleriyle derinleşen yapısal bir adaletsizlik olduğu vurgulandı. Emekli askerlerin geçim sıkıntısının, ekonomi politikalarındaki tercihlerle doğrudan ilişkili olduğu ifade edildi.

ABD YPG’den Neden Uzaklaşıyor?

ABD’nin YPG/SDG hattından uzaklaşması, ani bir kopuştan ziyade sahadaki maliyeti artan yükün devredilmesi anlamına geliyor. Asker sayısının azaltılması, üslerin konsolide edilmesi ve IŞİD tutuklularının Suriye’den Irak’a taşınması, Washington’un Suriye dosyasını daraltma iradesini ortaya koyuyor. Bu süreç, ABD’nin vekil güçlerle kurduğu tarihsel ilişki biçiminin yeni bir yansıması olarak okunmalı. Türkiye açısından mesele yalnızca YPG’nin zayıflaması değil; ABD sonrası dönemde ortaya çıkacak güvenlik boşluğunun kimler tarafından ve nasıl doldurulacağıdır. Özellikle Kuzey Irak’a taşınan güvenlik yükünün, İran kaynaklı yeni saldırı risklerini tetikleyebileceği ihtimali dikkatle değerlendirilmelidir.

Trump’ın Davos Mesajı Ne Anlama Geliyor?

Davos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın verdiği mesajlar, küresel sistemde yüzeysel bir tartışmadan ziyade derin bir yapısal dönüşüme işaret etmektedir. ABD merkezli küreselleşme düzeni, özellikle Çin’in yükselişiyle birlikte kendi kurucusu açısından dahi sorgulanır hâle gelmiştir. Çok taraflı kurumların ve mevcut kapitalist sistemin sürdürülebilirliği artık tartışma konusudur.

Bu süreçte, kapitalizmin yapısal krizlerine karşı alternatif modeller yeniden gündeme gelmekte; ekonomik bağımsızlık, üretim ve toplumsal refah kavramları öne çıkmaktadır. Türkiye açısından ise bu küresel kırılma, edilgen değil etkin bir rol üstlenme zorunluluğunu beraberinde getirmektedir. 7–8 Şubat’ta Viyana Teknik Üniversitesi’nde düzenlenecek Uluslararası Millî Ekonomi Modeli Kongresi, bu arayışların akademik zeminde ele alınacağı önemli bir platformdur.

Kürt Sorunu Değil, Geçim ve Onur Sorunu Var

Adıyaman, Malatya ve Kahramanmaraş’ta yapılan saha ziyaretleri, Türkiye’de “Kürt sorunu” başlığı altında yürütülen tartışmaların halkın gerçek gündemiyle örtüşmediğini ortaya koymaktadır. Sahada görülen temel sorun; kimlik temelli talepler değil, geçim sıkıntısı, onurlu yaşam ve adalet arayışıdır.

Vatandaşların ortak talebi ayrışma değil; insanca yaşamak, eşit yurttaşlık ve güvenli bir gelecek beklentisidir. Dış aktörlerin bölgede kimlikler üzerinden yürüttüğü politikalar yeni değildir ve asıl amaç toplumsal birliği zayıflatmaktır.

Çözüm; ayrıştırıcı söylemlerde değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün kapsayıcı millet anlayışında, ortak gelecek vizyonunda ve Bağımsız Türkiye Partisi’nin savunduğu bağımsız, üretim odaklı Türkiye perspektifindedir.

Erken Aile Etkileşimi, Çocuklarda Kalp ve Metabolik Sağlığı Belirliyor

Bir ailenin günlük yaşamında sergilediği etkileşim şekli, çocukların ileriki yaşamlarında sadece duygusal değil, fiziksel sağlığını da etkiliyor. Yeni bir araştırma, ebeveyn davranışları ile çocukların kardiyometabolik sağlık göstergeleri arasında güçlü bağlantılar olduğunu ortaya koydu.(Kaynak: PMC12671923) Araştırmanın Temel Bulguları ABD merkezli çalışmada, bebeklikten okul çağına kadar takip edilen çocukların kalp ve metabolik sağlık riskleri ile aile içi […]

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi