Panik Bozukluğu Beyin Yapısını Etkiliyor Yüklenme tarihi 9 Şubat 20269 Şubat 2026 Yükleyen Enes Enes Panik bozukluğu, ani ve tekrarlayan panik ataklarla ortaya çıkan, bireyin günlük yaşamını ve psikolojik iyilik hâlini olumsuz etkileyen yaygın bir ruh sağlığı bozukluğudur. Yoğun korku hissiyle birlikte kalp çarpıntısı, nefes darlığı, baş dönmesi, terleme ve kontrol kaybı hissi gibi fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Yapılan araştırmalar, dünya genelinde toplumun yaklaşık yüzde 2 ila 3’ünün yaşamının bir döneminde panik bozukluğu yaşadığını ortaya koymaktadır. Beyin ve Panik Bozukluğu Arasındaki Bağlantı Son yıllarda nörobilim alanında yapılan çalışmalar, panik bozukluğunun yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda biyolojik ve nörolojik temellere de sahip olduğunu göstermektedir. Beyindeki duygu düzenleme, korku algısı ve stres tepkileriyle ilişkili bölgelerin bu bozuklukta önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Bu kapsamda yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, panik bozukluğu olan bireylerin beyin yapılarında sağlıklı bireylere kıyasla belirgin farklılıklar bulunduğunu ortaya koymuştur. Geniş Kapsamlı Uluslararası Araştırma Araştırma, Amsterdam Üniversitesi Tıp Merkezi ve Leiden Üniversitesi başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinden birçok araştırma kurumunun katkısıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, 10 ile 66 yaş aralığında bulunan yaklaşık 5 bin kişinin manyetik rezonans görüntüleme (MRI) verileri analiz edilmiştir. Bu kişilerin yaklaşık 1100’ü panik bozukluğu tanısı almış bireylerden oluşurken, geri kalanlar herhangi bir psikiyatrik tanısı bulunmayan sağlıklı kontrol grubundan seçilmiştir. Kullanılan Yöntemler ve Analiz Süreci Bilim insanları, uluslararası ENIGMA Anksiyete Çalışma Grubu tarafından geliştirilen standart protokoller doğrultusunda beyin görüntülerini incelemiştir. Kortikal kalınlık, kortikal yüzey alanı ve subkortikal hacimler detaylı biçimde ölçülmüş; yaş, cinsiyet ve görüntüleme merkezleri gibi değişkenler istatistiksel olarak kontrol edilmiştir. Bu sayede elde edilen sonuçların daha güvenilir olması hedeflenmiştir. Beyinde Tespit Edilen Yapısal Farklılıklar Araştırma sonuçlarına göre panik bozukluğu olan bireylerde, frontal, temporal ve parietal beyin bölgelerinde kortikal kalınlık ve yüzey alanında azalmalar tespit edilmiştir. Ayrıca talamus ve kaudat çekirdeği gibi duyguların düzenlenmesinde önemli rol oynayan subkortikal yapılarda hacim küçülmesi gözlemlenmiştir. Bu bölgelerin, korku ve stres tepkilerinin yönetilmesinde kritik öneme sahip olduğu belirtilmektedir. Erken Başlangıçlı Panik Bozukluğu Bulguları Çalışmada dikkat çeken bir diğer önemli bulgu, panik bozukluğunun erken yaşta başlamasıyla ilişkilidir. Hastalığın 21 yaşından önce başladığı bireylerde, beynin her iki yanında bulunan lateral ventriküllerin daha büyük olduğu belirlenmiştir. Uzmanlara göre bu durum, panik bozukluğunun gelişimsel süreçlerle bağlantılı olabileceğine işaret etmektedir. Bulguların Klinik ve Bilimsel Önemi Araştırmacılar, elde edilen sonuçların panik bozukluğunun nöroanatomik temellerini daha net ortaya koyduğunu ifade etmektedir. Geniş örneklemle yapılan bu tür çalışmaların, gelecekte erken tanı, kişiye özel tedavi yaklaşımları ve tedaviye verilen yanıtların öngörülmesi açısından önemli katkılar sunabileceği belirtilmektedir. Gelecek Çalışmalar İçin Yeni Bir Kapı Uzmanlar, ilerleyen dönemlerde genetik ve çevresel faktörlerin de bu yapısal beyin değişiklikleriyle birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca panik bozukluğunun, depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk gibi diğer ruhsal hastalıklarla karşılaştırmalı olarak ele alınmasının, ruh sağlığı alanındaki bilgi birikimini daha da artıracağı Benzer Yazılar Ağrısız Doğum ile Endişelerinizden Kurtulun KBB Hekimi Gözüyle Anestezi Weaning – Mekanik Ventilatörden Ayırma Renal Replasman Tedavisi HEMEN PAYLAŞFacebookPinterestTwitterLinkedinEmailWhatsapp