18 Temmuz 2024 Perşembe

Zafer Bayramı ve Milli Siyaset

18 Kasım 1918’de, Meclis-i Mebusan’da Trabzon Mebusu Hafız Mehmet Bey yaptığı konuşmada:

“Birçok yerler işgal olunuyor ve Dışişleri Bakanı henüz nerelerin işgal edildiğini bile bilmiyor.

…, yarın barış masasında acaba ne dereceye kadar haklarımızı koruyabilecektir. Hükümetler mağlup olurlar fakat vatanın müdafaası sonunda bir millet ölse bile namusu ile şerefi ile ölür.” diyerek işgal yıllarında İstanbul Hükümetinin durumunu net olarak ortaya koyuyordu.  (Hoş geldin Atatürk, Prof. Dr. Haydar Baş)

İzmir’in işgalinden sonra, Anadolu’nun her köşesinde mitingler düzenleniyor. Şehirlerin önde gelenleri telgraflarla tepkilerini ortaya koyuyorlardı. Giresunluların Sadrazam’a gönderdikleri telgraftan kısa bir alıntı:

“Senelerce serhadlerde dolaşan biz Türkler ipte değil, süngüde can vermek için hazırız.

Semamızdan al bayrak alındığı gün zümrüt dağlarımıza kanlarımızla bir al bayrak serilecek.”  (Hoş geldin Atatürk, Prof. Dr. Haydar Baş)

Başka bir sahne:

1 Haziran 1921 günü camide vaaz eden İnebolu Müftüsü Ahmet Hamdi kürsüden yüksek sesle, “Ey ahali, çarşıyı kapayın, camileri kapayın, haydi peşime düşün” deyip camiden cüppesiz fırlayınca; camilerden, dükkanlardan çıkan halkın konuştuğu; dükkan, kahve, mağaza kepenklerinin bir gürültü sağanağı halinde kapandığı; hastası sağlamı, eli ayağı tutanın Müftü’nün peşine düşerek tekbirler ve tehlillerle iskeleye gelen silah ve cephaneleri taşımak için yalıya koştukları görüldü.  (Hoş geldin Atatürk, Prof. Dr. Haydar Baş)

İstanbul Hükümetinin duruşu ve Anadolu’da halkın duruşu.

O günlerde Mustafa Kemal’in yaptığı da Anadolunun her köşesinde işgale tepkisini gösteren halkın yaptığı ile aynı değil miydi?

Bu sahneleri görünce Mustafa Kemal’in neden “Atatürk” olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk milletinin özü” olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Demek ki Atatürk’ü sevenler ve Onun yanında yer alanlar bu milletin öz evlatlarıdır. Ona karşı çıkanlar ise, o yıllarda Anadolunun hangi köşesinin bile işgal edildiğini bilmeyecek kadar duyarsızlaşanların devamıdır.

Büyük Taarruzun ilk başladığı andan itibaren yanında olan ve onun Kocatepe’deki halini anlatan yaveri Muzaffer Kılıç anlatıyor:

“28 Ağustos’ta bizim Kocatepe’deki topçu ateşimiz başladığı zaman, Mustafa Kemal, “Ya Rabbi! Sen Türk ordusunu muzaffer et. Türklüğün, Müslümanlığın düşman ayakları altında, esaret zincirinde kalmasına müsaade etme” dedi. O anda gözlerinden birkaç damla yaşın süzüldüğünü gördüm.”

Tam bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş’ın 2019’da yayınladığı 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama mesajından bir bölümü sunmak istiyorum:

 “Bu büyük mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte iki medeniyetin çarpışmasıdır. Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir. Dün Türk milletini esaret altına almak isteyen güçler, maalesef bugün de vatanımıza ve milletimize yönelik benzer planlar kurmaktadır. Bugün Türkiye’yi hedef alan planları, geçmişte olduğu gibi yine milletimizin azmi ve kararlılığı boşa çıkaracaktır. Bu bağlamda sivil–asker ve devlet-millet bütünlüğü, bu güçlü milli iradenin en önemli teminatıdır. Şuna inancımız tamdır ki, yüce milletimizin bu azim ve kararlılığı, uluslararası kongrelerde bilim adamları tarafından baş tacı edilen Sosyal Devlet–Milli Devlet projesi ve Milli Ekonomi Modeli tezimizle bütünleştiği takdirde, ülkemizin önünde aşılamayacak engel, milletimizin ulaşamayacağı zafer yoktur.”

Kurtuluş Savaşında BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın ifadesi ile “72 milletin buluştuğu bu coğrafya bir siperde tek yürek, tek bilek savaşmayı başarmıştır.”

O gün nasıl yurt içinde işgale sessiz kalanlar varsa, bugünde bu durumu tehlike olarak görmeyenler mevcuttur. Vatandaş olarak bize düşen dün Anadoluda yaşayan herkesin Mustafa Kemal’in çevresinde tek yürek, tek bilek olduğu gibi, bugün de Milli Siyasetin temsilcilerinin çevresinde tek yürek, tek bilek toplanmaktır. Hiç şüphesiz günümüzde Milli Siyasetin yegane temsilcisi Hüseyin Baş liderliğinde BTP kadrolarıdır.

Benzer Yazılar
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi