23 Temmuz 2024 Salı

Kurban Bayramı: Paylaşmak ve Barış İçinde Kucaklaşmak

Her yıl olduğu gibi, müminler için en anlamlı günlerden biri olan Kurban Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bu mübarek bayram, ibadetlerimizin en özel ve manevi şekillerinden biridir. Kurban paylaşmaktır, sevdiklerimize ve topluma yardım elini uzatmaktır. Aynı zamanda, bayramda eş, dost ve akrabalarımızı ziyaret etmek, birlik ve beraberlik duygularımızı pekiştirmek için önemli bir fırsattır.

Kur’an-ı Kerim’de, kurban ibadetiyle ilgili birçok ayet vardır. “Şüphesiz biz sana Kevseri verdik. O halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.” (Kevser Suresi, 1-2). Başka bir ayet-i kerimede şu ifadeler yer alır: “And olsun, sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksiltmekle deneriz. Sabredenleri müjdele!” (Bakara, 155). Bu ayet, kurban ibadetinin gerçek anlamını ve Allah’ın takdiriyle karşılaşanların mükâfatını vurgulamaktadır. Kurban, bir imtihandır ve bu imtihanda sabır gösterenlerin sevabı büyüktür.

Kurban Bayramı, aynı zamanda toplumun barış ve dayanışma duygularının güçlendiği bir zaman dilimidir. Kavgalar sona erer, dargınlıklar unutulur, kalpler bir araya gelir. Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kim, Allah rızası için bir kurbana ortak olursa ne kesenin ne de kurbanın bir kötülüğü dokunmaz” (Tirmizî, Edâhî, 2). Bu hadis, bayramda bir araya gelerek kurban kesmenin önemini ve bu eylemin toplumdaki olumlu etkilerini vurgulamaktadır.

Ancak bayramın manevi boyutunu sadece sevdiklerimizle paylaşmakla sınırlı tutmamalıyız. Kurban Bayramı’nda, fakir fukaraya yardım etmek ve ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürmek de bir görevdir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Onlar (kurbanlar), Allah’ın isminin anılması üzerine onları kesenlerin göğüslerinde bir takva (koruma duygusu) yaratır. Bu, Rabbinizin işaretlerindendir. O halde onlardan yiyin ve yoksula, fakire de yedirin” (Hac, 36).

Bu ayet, kurban kesenlerin paylaşma sorumluluğunu vurgulamakta ve bayramda kurban kesemeyen fakirlere et dağıtılmasının önemini vurgulamaktadır. Bu, paylaşmanın ve ihtiyaç sahiplerini gözetmenin bir ifadesidir. Kurban Bayramında, toplumun zenginleri ile fakirleri arasındaki uçurumun azaltılması, yardımlaşma ve dayanışma duygularının pekiştirilmesi hedeflenmelidir.

Peygamber Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Yoksul ve muhtaç olan kardeşlerinizi de bayramlıkla sevindiriniz” (Ebû Dâvûd, Edâhî, 5). Bu hadis, bayramda fakir fukaraya yardım etmenin önemini vurgulamaktadır. Kurban etlerinin, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve onların sevinçlerine ortak olunması, bizlere büyük bir sevap kazandıracaktır.

Bu vesileyle, Kurban Bayramı’nın gerçek anlamını kavramak ve yaşamak için üzerimize düşen sorumlulukları hatırlamalıyız. Bayram, sevdiklerimizle bir araya gelmek, barışmak, hoşgörü ve affetme duygularımızı güçlendirmek için önemli bir fırsattır.

Bayramları biraz daha empati yapmak için fırsata çevirmeliyiz. Paylaşmanın önemini kavramalı ve fakir fukaraya yardım etmek için elimizden geleni yapmalıyız. Böylece, bayramın manevi atmosferini zenginleştirir, toplumumuzun dayanışma ve yardımlaşma değerlerini daha da güçlendiririz.

Unutmayalım ki, gerçek sevinci ve bereketi, sevdiklerimizle paylaşırken ve ihtiyaç sahiplerine yardım ederken buluruz.

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

Benzer Yazılar
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi