24 Temmuz 2024 Çarşamba

Varız…

Yıl 1988.

Benim henüz daha 14 yaşında çocukluktan delikanlılığa ilk adımlarımı attığım yıllar.

Yer Gaziantep.

Haydar Baş Hocamın verdiği “Birlik Ve Beraberliğin Zarureti Ve Temel Unsurları” adlı konferanslar serisinin Gaziantep ayağı.

Bu tarih benim için özel bir tarihtir. Çünkü ilk kez; Haydar Hocamı bu konferansta görme, dinleme ve tanıma imkanı bulmuştum.

O yıllarda Haydar Hoca, Yunus misali ülke topraklarını, il ilçe demeden karış karış dolaşarak milli birlik mayasını ülke sathına yaymaya çalışmıştır. O gün bugündür her fırsatta hep “Çare, bir ve beraber olmaktır” diye ifade etmiştir.  

“Önce insan” düsturu ile söylemlerinin ve çalışmalarının merkezine hep insanı almıştır. Bu bağlamda Gaziantep’teki konferanstaki şu tespiti birliğin merkezine neden insanı aldığını açıklamaktadır: “Kendi içinde kavgalı olanın, dış tabiatında faydalı olması mümkün değildir. İnsanın önce kendi kendi ile uyumlu olması lazımdır. Bu da kendinde inancı hakim kılması ile mümkündür. Yani Tevhidi evvela nefse kabul ettirmek şarttır.”

Haydar Hoca, geçen ay yayınlanan son eseri ile birlikte fikir dolu ömrüne risaleler hariç tam 53 eser sığdırdı. Şimdi elimde 1999 yılında yayınlanan “Birliğe Doğru” isimli eseri var. Bu eserde “Nerelerde Birlik” başlığında Sayın Hocamız 4 madde sıralamış:

  1. İmanda, itikatta birlik
  2. Kültür birliği
  3. Güç birliği, iktisadi birlik
  4. Siyasi birlik

Şimdi günümüzden, Sayın Baş’ın ortaya koyduğu açılımlardan, devrim düzeyindeki faaliyetlerinden sonra o yıllara bakınca, yol haritasını en başta çizmiş olduğunu görmemek mümkün değil.

Ne mi yol haritası? Ona kulak verelim:

“Bu Vatan bizim,

Bu Millet bizim

Bu Devlet bizim

Bu Sancak bizim

Bu Bayrak bizim

Sahip çıkacağız, sahip çıkıyoruz. Yaptığımız işin temeli bu.”

Neler mi yaptı? Bunların bir makaleye sığması tabii ki; mümkün değil? Ben bu köşe yazısında bazı devrim düzeyindeki faaliyetlerine sadece başlık olarak değinmekle yetineceğim.

Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt’tir

Ehl-i Beyt’e değerini verenin Cenab-ı Hakk (cc) olduğunu ifade ederek “Tevhidin, İslam birliğinin merkezi Ehl-i Beyt’tir.” demiştir. 12.000 sayfadan oluşan Ehl-i Beyt Külliyatını tamamladıktan sonra, bir konuşmasında “Bugün bu hakikatlerin ortaya çıkmasıyla Allah, inşallah Sünni kardeşlerimizin gönlünü Alevi, Caferi kardeşlerimize; Alevi, Caferi kardeşlerimizin gönlünü de Sünni kardeşlerimiz açacak; bir bilek bir yürek olacağız.” diyerek bu açılımdaki hedefini ifade etmiştir.

Hoş Geldin Atatürk

‘Atatürk vatandır, Atatürk bayraktır, Atatürk tam bağımsızlıktır ve Atatürk birleştirici harçtır.’ dediği eserinde Prof. Dr. Haydar Baş, Türk Milleti ile Atasını buluşturmuştur. Bu eser ve Türkiye’nin her köşesinde önderliğini ettiği “Atatürk Vatandır Sempozyumları” ile adeta Atatürk, Türk milletinin bağrında yeniden doğmuştur. Devlet ile milleti, sivil ile askeri bir bilek bir yürek yapmanın adresi olarak Atatürk’ü göstermiştir.

Siyasette Birlik

Siyasi tarihimizde binlerce insanın hayatını kaybetmesine sebep olan sağcılık – solculuk kavramlarına çok farklı bir yaklaşım getirerek önyargıları yıkmıştır. Siyasal anlamda kullanılan sağ ve sol kavramları ile dindarlık ve din düşmanlığı kavramlarının eşleştirilmesine karşı çıkmıştır. Bir konuşmasında “Amerika’ya karşı çıkan Deniz Gezmiş ve arkadaşları dinsiz! Onlara karşı çıkıp 6. Filo’yu kıble yapıp namaz kılan sağcılar dindar! Ben bunu reddediyorum, kabul etmiyorum” diyerek tabuları yerle bir etmiştir.

Milli Ekonomi Modeli

Prof. Dr. Haydar Baş, yeni bir iktisat modeli kaleme almıştır. Geçmiş tarihlerdeki sömürgeciliğin bugünkü yüzü olan Kapitalist sistemi çökertmiştir. Küresel ekonomi üzerinde sınırsız hakimiyet kurmak temeline dayanan kapitalizm, dünyadaki birçok savaşın, işgalin ana sebebidir. Gerçek sosyal devlet oluşturmanın, sömürülen ülkeleri kurtarmanın, milletlerin insanca yaşamasının reçetesini Milli Ekonomi Modeli ile ortaya koymuştur. Bugün artık başta BRICS ülkeleri olmak üzere dünyada 4 milyarın üzerinde insan bu sistemden faydalanmaktadır. Milli Ekonomi Modelinin yayılması ile dünyadaki doların, dolayısıyla küresel sermayenin tahtı sallanmıştır.

Bu başlıklara toplu halde baktığımız zaman ne görüyoruz?

Haydar Baş Hocamız, her fırsatta ve her ortamda ifade ettiği “Birlik” için bir ömür harcamıştır. Belki de birçok kişinin konuşmaya bile cesaret edemeyeceği farklı konularda, tabuları yıkarak birleştirici harç hükmünde olmuştur.

Sayın Hocamız, 14 Nisan 2020 sabahı Hakk’a vuslat ederek aramızda ayrıldı. Acımız büyük. Ama biliyorum ki; “Birlik” yolunda tüm köşe taşlarını yerine koyup, çok ciddi mesafeler alarak, yıllardır ifade ettiği ülkemizi Kainat Devleti yapmanın tüm formüllerini bizlere vererek gitti. Birlik diyerek çıktığı yola “bir kişi” olarak çıkmıştı, bugün yüzbinler oldu.

Hep konuşmalarının sonunda derdi ya “Var mısınız?”

Evet Hocam, Varız. Bir kere değil, yüzbinlerce kere Varız. 

Son nefesimize kadar, senin çizdiğin birlik yolunda ve ülkemizi kainat devleti yapma yolunda mücadelemize, senin bıraktığın yerden devam edeceğiz. Sen bize öyle değerler, fikirler bıraktın ki yolun yolumuz, emanetin emanetimiz…

Dr. Öğr. Üyesi Ali Bestami Kepekçi

Benzer Yazılar
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi