24 Temmuz 2024 Çarşamba

Karar sizin!

Ekonomi nasıl gidiyor? Birilerine göre aslında pek de iyi gidiyor.

Mesela benzine gelen art arda zamlardan sonra akaryakıt istasyonlarında araç kuyrukları oluşmaya başladı. Vatandaş en azından bir sonraki zamdan etkilenmeme derdinde. En azından bazı kişiler böyle diyor. Ama gerçek öyle değilmiş.

Açıklama AKP’li Aydemir’den: “Zamlarla ilgili benzin istasyonlarında bir kuyruk yok arkadaşlar. Kuyruk nereden kaynaklanıyor biliyor musun? Bunu ben Plan Bütçe Komisyonunda bir iki defa daha altını çizerek söyledim. Araç sayısı fazla ondan kaynaklı.”  

Kara kış bastırdı, millet kış aylarında faturasını nasıl ödeyecek bunun derdine düştü. Ama çok da dert etmeye gerek yokmuş. Çözümü Sayın Bakan hemen açıkladı: “Evlerimizde özellikle 1 derecelik sıcaklık değişikliği, yani 23 yerine 22 derecede evinizi ısıtmanın aylık faturanıza etkisi yüzde 7 olur.”

Ha zaten çok da zam geldiği yok doğalgaza. Biz yanlış yorumlamışız. Sayın AKP eski vekili yaptığı analizi sağ olsun basınla paylaşmış: “Doğal gaza zam gelmiştir ama mini mini gelmiştir.”

KYK yurtlarında yemek porsiyonlarının küçülmesi ile ilgili bir haber yapılmış. Bu neden diye gündem olduğunda, böyle bir gündem oluşturmakla ne kadar büyük bir hata yaptığımızı anlıyoruz. Bizi bu konuda uyaran eski Vekilimize teşekkür ediyoruz: “Peygamber efendimiz de mideyi boş bırakın der.”

Artan gıda fiyatları herkesin gündeminde, hatta “mutfakta yangın var” diye bu hali özetleyenler var. Vatandaş şaşkın ve ne yapacağını bilemiyor. Allah’tan idarecilerimiz var. Öneriler bu kez AKP Elazığ Milletvekilinden: “ Normal şartlarda ayda iki kilo et yiyorsak yarım kilo yeriz. Domatesi iki kilo yerine iki tane alırız. Kış günü turfanda sebzeleri kullanmak zaten sağlığa da çok faydalı değil. Bunlara, bu fırsatçılara tefecilere, bu fırsatı vermeyelim derim ben” Ha bu arada bir sağlıkçı olarak şu turfanda meselesine ben de katılıyorum. Her sebze ve meyve mevsiminde tüketilmelidir. Doğruya doğru demek gerekir yani.

Çıkmış bir milletvekili Mecliste milletin aç olduğunu ifade etmek için hiç de düşünmeden; “Millet aç midesine sadece kuru ekmek giriyor” diyor. Altıpasa verilen pas ve gol: “O zaman aç değiller.” Öyle ya, kuru ekmek yiyorlarmış.

Gerçekten de haksızlık ediliyor sanki ekonomi yönetimine

Ne çabuk unuttuk. 2001 21 Şubat günü Sayın Derviş’in modeli ile sabit kur rejiminden dalgalı kur rejimine geçilmiş idi. Hatırlayalım. Merkez Bankası tarafından karar öncesinde 684 bin TL olarak açıklanan dolar kuru, dalgalı kura geçilmesinin ardından, 1,2 milyon TL’ye yükselmiş idi.

Bankaların yarısı iflas etmiş idi. Para birimi yüzde 100 değer kaybeden Türkiye’de 2002’de iktidarı AKP devralmış idi.

31 Aralık 2004 tarihinde iktidarın gayretleri ile dolar bir anda 1,2 milyonlardan 1.34 YTL’e evirilmiş idi. Milyondan bire. 6 sıfır silindi milindi diyorlar ama ben anlamam. 1,34 oldu işte. Milyon değil yani. Hatta hükümetin üstün gayretleri ile Türkiye’ye sıcak para girişi hızlandı. 4 Ağustos 2008’de dolar 1,15 YTL’ye kadar düştü.

Ardından hatta bazı ekonomi analistleri 1 doların 1 TL seviyesine inebileceğini iddia ettiler. Aslında bunu başaracaklardı.

Ama işte onlar var ya onlar. Valla kim bu onlar diye sorarsanız! Ben de bilmiyorum.

Vallahi şaşırmam

Şu an dolar 12,41. Yani 2002 yılında AKP iktidarının devraldığı kurun 10,5 katı. Tabii bu hesap 6 sıfır atıldıktan sonra. Birileri çıkıp da “Ne alaka. 6 sıfırı siz mi sildiniz? Biz sildik. Bu başarı da bize aittir. Doları biz 1,2 milyondan devraldık, şimdi 12,41. Yani biz 96.696 kat düşürdük, daha ne istiyorsunuz!” derse, vallahi şaşırmam.    

Bugün köşemizde ekonomiye iki pencereden de baktık. Siz hangi taraftan bakmak isterseniz o taraftan bakın!

Ama şunu da belirtmeden yazımı sona erdirmek istemem. 

Prof. Dr. Haydar Baş’ın kaleme aldığı Milli Ekonomi Modeline göre “Devlet, vatandaşlarının gıda, barınma, eğitim, sağlık, güvenlik gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Bu haklar doğumla kazanılır. Bir insanın üretim kabiliyeti olsun veya olmasın her yaşta tüketim hakkına sahiptir. Bu insan olarak dünyaya gelmesinin sonucudur.”

İşte bu mektepte yetişmiş ve “asgari ücret 10.000 Tl olmalı ve bu rakamın verilmesini devlet garanti etmeli, işçiye artırılacak asgari ücretin farkını devlet ödemeli” diyen BTP Genel Başkanı Hüseyin BAŞ bakınız ne diyor:

“Hiç düşündük mü, asgari ücret kavramı nereden çıktı? Asgari ücret, bir vatandaşın asgari geçim koşullarını sağlayabileceği ücrettir. İnsani bir biçimde, yoksul olmamak şartını sağlayabileceği ücrettir. Bu ücret esasında insani ücrettir. Vatandaşın bu ücreti nereden elde ettiği vatandaşın sorunu değildir.”

Uzun lafın kısası

Bir tarafta “evini daha az ısıt, mini mini zam, mideni boş bırak, iki kilo et yerine yarım kilo et ye, kuru ekmekle doydu isen haline şükret” söylemleri, bir tarafta da “Devlet, vatandaşlarının gıda, barınma, eğitim, sağlık, güvenlik gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Bu haklar doğumla kazanılır.” anlayışı.

Kimin yanında olmak lazım. Karar sizin. Ama benim kararım belli. Ve ben kararımı bir kere daha ilan etmek için, Bağımsız Türkiye Partisinin, 28 Kasım Pazar günü saat 14.00’de Bahçelievler İstanbul İl Kongresi’ni gerçekleştireceği Pullman İstanbul Otel ve Kongre Merkezi’nde olacağım. Doya doya Genel Başkan Hüseyin Baş’ın ekonomi ve güncel konularla ilgili olarak manifesto şeklindeki konuşmasını dinleyeceğim. Kıymetli İstanbullular gelin, çözümün adresinde birliğimizi hep birlikte ortaya koyalım.

İstanbul dışındaki izleyicilerimiz ise ekran başına. (Şu ana kadar canlı yayın yapacağını açıklayan kuruluşlar: Meltem TV-KRT-Tele 1-Köy Tv-Cem Tv)

Benzer Yazılar
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi