Son Nefese Kadar, Son Nefes İçin Siyaset Yüklenme tarihi 13 Temmuz 202613 Temmuz 2026 Yükleyen Ali Bestami Kepekçi Bazı sözler vardır… SöylendiÄŸi gün alkışlanır, sonra unutulur. Bazı sözler ise yıllar geçse de yol gösterir. Ebedi Liderimiz Prof. Dr. Haydar BaÅŸ’ın teÅŸkilatlarımıza emanet ettiÄŸi ÅŸu cümle, iÅŸte böylesine büyük bir anlam taşımaktadır: “Son nefes için siyaset.” Bu cümle ilk duyulduÄŸunda birçok kiÅŸi onu sadece güçlü bir slogan olarak görebilir. Oysa bu söz, Bağımsız Türkiye Partisi’nin teÅŸkilat anlayışını özetleyen en temel ilkelerden biridir. Çünkü burada iki ayrı vurgu vardır. Son nefese kadar… Yani insanın ömrü boyunca davasından vazgeçmemesi… Åžartlar ne olursa olsun inandığı fikirleri terk etmemesi… Görev deÄŸiÅŸse de, makam deÄŸiÅŸse de, bulunduÄŸu ÅŸehir deÄŸiÅŸse de aynı istikamette yürümeye devam etmesi… Son nefes için… İşte bu ifade, belki de cümlenin en derin tarafıdır. Çünkü biz yalnızca insanların bugünkü sıkıntılarıyla ilgilenmiyoruz. Yalnızca seçim kazanmayı da hedeflemiyoruz. Biz, insanın dünya hayatını da, ahiret sorumluluÄŸunu da önemseyen bir anlayışın temsilcisiyiz. Bir insana doÄŸru fikri ulaÅŸtırabilmek… Onun hayatına umut olabilmek… Hakikati anlatabilmek… İşte “son nefes için siyaset” anlayışı budur. Bu anlayışta siyaset, makam kazanmanın aracı deÄŸildir. İnsana ulaÅŸmanın vesilesidir. Ebedi Liderimiz, BaÅŸ Hoca Prof. Dr. Haydar BaÅŸ’ın bütün siyasi mücadelesine baktığımızda da bunu görürüz. O, hiçbir zaman günü kurtaran politikaların peÅŸinde olmadı. İnsan yetiÅŸtirmeye çalıştı. Fikir yetiÅŸtirmeye çalıştı. Vicdan yetiÅŸtirmeye çalıştı. Çünkü biliyordu ki kalıcı olan iktidarlar deÄŸil, yetiÅŸmiÅŸ insanlardır. Bugün Genel BaÅŸkanımız Sayın Hüseyin BaÅŸ’ın liderliÄŸinde yürütülen mücadele de aynı fikrî çizginin devamıdır. Bağımsız Türkiye Partisi’nin farkı da burada ortaya çıkmaktadır. Biz siyaseti beÅŸ yıllık seçim takvimlerine göre planlamıyoruz. Biz nesiller yetiÅŸtirmeyi hedefliyoruz. Bu yüzden teÅŸkilatlarımız yalnızca seçim dönemlerinde deÄŸil, hayatın her alanında milletimizin yanında olmaya çalışmaktadır. Bir mahallede… Bir okulda… Bir üniversitede… Bir esnaf dükkânında… Bir ev ziyaretinde… Bazen bir taziyede… Bazen bir düğünde… Bazen de hayatın en zor anlarında… Çünkü dava adamı, insanın yalnızca iyi gününde yanında olan kiÅŸi deÄŸildir. Gerçek dava adamı, her ÅŸartta omuz veren insandır. TeÅŸkilat çalışmalarımız sırasında zaman zaman bunun çok güzel örneklerine ÅŸahit oluyoruz. Hayatın en zor dönemlerinde bile davasından, fikrinden ve inancından vazgeçmeyen insanlar görüyoruz. İşte o zaman bir kez daha anlıyoruz ki, insanı ayakta tutan yalnızca bedeni deÄŸildir. İnandığı deÄŸerlerdir. Belki hepimiz bir gün bu dünyadan ayrılacağız. Makamlarımız geride kalacak. İsimlerimiz unutulacak. Ama uÄŸruna mücadele ettiÄŸimiz fikirler yaÅŸamaya devam edecek. İşte Prof. Dr. Haydar BaÅŸ’ın bize bıraktığı en büyük emanet de budur. Siyaseti günlük hesapların deÄŸil, insanlığın geleceÄŸinin meselesi olarak görmek… Bu dava, seçimden seçime hatırlanacak bir siyasi hareket deÄŸildir. Bu dava, ömür boyu taşınacak bir sorumluluktur. Ve bu sorumluluÄŸun en güzel tarifi de yine BaÅŸ Hoca’nın o unutulmaz cümlesinde saklıdır: “Son nefes için siyaset.” Çünkü biz biliyoruz ki; Bazı insanlar siyaset yapar. Bazı insanlar ise ömürlerini bir davaya adar. Bizim yolumuz da Prof. Dr. Haydar BaÅŸ’ın emanet ettiÄŸi anlayışla, son nefese kadar… Son nefes için… siyaset yapma yoludur. Benzer Yazılar Kırlangıcın hikayesi Yankı Gece ile Gündüzü Nasıl Ayırt Ederiz? Oruçla? HEMEN PAYLAÅžFacebookPinterestTwitterLinkedinEmailWhatsapp