23 Temmuz 2024 Salı

Türkiye’de Asgari Ücret Artışı: Sorunun Çözümü Değil Yalnızca Bir Yama

Türkiye’de yaşayan pek çok vatandaş için ekonomik sıkıntılar devam etmektedir. Yüksek enflasyon, artan fiyatlar ve satın alma gücündeki düşüş, halkın geçimini sağlamasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, asgari ücret artışları bir umut kaynağı olarak görülse de gerçekte sorunun çözümü için yeterli bir adım olmadığı açıktır. Bu makalede, asgari ücret artışının neden yeterli olmadığını ve Türkiye’nin ekonomik sorunlarının daha derin köklerine odaklanılması gerektiğini açıklamak istiyorum.

1. Yüksek Enflasyon ve Fiyat Artışları:

Türkiye’de yüksek enflasyon oranları, artan fiyatlarla birlikte ekonomik sıkıntıları derinleştirmektedir. Asgari ücret artışı, fiyatlar ve enflasyon karşısında yeterli bir denge sağlamamaktadır. Temel ihtiyaçlar için yapılan harcamaların giderek artması, asgari ücretin halkın geçimini sağlama yeteneğini sınırlamaktadır. Türkiye’de var gücü ile devam eden maliyet enflasyonu nedeniyle asgari ücret artış haberini, üreticinin artan maliyetlerinden dolayı hemen harcama ücretlerindeki artış haberleri takip etmiştir.

2. Vergi Yükü ve Sosyal Güvencesizlik:

Asgari ücretli çalışanlar, vergi yükü ve sosyal güvencesizlik gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Asgari ücret artışıyla birlikte, vergi dilimlerine girme riski artmakta ve net ücretler düşmektedir. Aynı zamanda, asgari ücretli çalışanlar genellikle sosyal güvence sisteminden yeterli şekilde faydalanamamakta ve güvencesiz çalışma koşullarıyla mücadele etmektedir. Diğer yandan ekonomide yapısal değişiklikler yapılmadan asgari ücrette yapılan rakamsal artışlar daha yüksek ücret alan kişilerin gelirlerini de pratikte asgari ücretliler seviyesine düşürmektedir. Bu da millet olarak top yükün fakirlesme anlamına gelmektedir.

3. Çalışanına Asgari Ücreti Ödemekte Zorlanan İşveren

Türkiye’de asgari ücret artışı ile tüm ekonomik sorunların çözülebileceğinin zannedilmesi aslında tam tersi ekonomik çarkı durdurmaktadır. Birçok işveren, asgari ücret artışlarından kaçınmak için farklı yollar aramaktadır. İşçi çıkarmak, kayıt dışı eleman çalıştırmak, eleman keyfiyet ve kemiyetini düşürmek vb. korunma  tedbirlerinden de etkilenen yine vatandaştır. Bu da asgari ücret artışının gerçek etkisini azaltmaktadır. Artan asgari ücret maliyetlerini karşılamakta zorlanacak işletme sahiplerinin desteklenmesi şarttır.

4. Ekonomik Büyüme ve Yatırımlar:

Türkiye’nin ekonomik büyüme ve yatırım ortamı, asgari ücret artışlarının etkisini sınırlamaktadır. Ekonomik büyümenin sürdürülebilir olmadığı, yatırımların yetersiz olduğu bir ortamda, asgari ücret artışları tek başına ekonomik sorunları çözmekte yetersiz kalacaktır. İşsizlik oranları yükselecetir.

5. Üretkenlik ve Teknolojik İlerleme:

Türkiye’deki ekonomik sorunların çözümü için üretkenlik artışı ve teknolojik ilerleme önemlidir. Asgari ücret artışları, işverenlerin rekabet edebilirliklerini sürdürebilmeleri için üretkenliği ve teknolojik ilerlemeyi teşvik etmeyi sağlayacak yapısal reformlarla birlikte ele alınmalıdır. Sadece ücret artışına dayalı politikalar, uzun vadeli ekonomik büyümeyi desteklemek için yetersiz olacaktır. Tek başına işçi maliyetlerindeki artışlar, arge harcamalarının da azalmasına yol açmaktadır.

Sonuç olarak; asgari ücretin sadece bir rakam olmaktan öteye geçmesi için ekonomiye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğine şüphe yok.

Türkiye’deki ekonomik sorunların çözümü, asgari ücret artışlarından daha fazlasını gerektirmektedir. Yüksek enflasyon, vergi yükü, sosyal güvencesizlik, eşitsiz gelir dağılımı gibi temel sorunlar, asgari ücret artışlarıyla tek başına çözülemez. Bunun yerine, ekonomik büyümeyi destekleyen yapısal reformlara odaklanmalı, üretkenlik artışı, yatırımlar ve teknolojik ilerleme gibi faktörleri teşvik etmelidir. Ancak bu şekilde Türkiye’nin ekonomik sorunlarına etkili çözümler üretebilir ve vatandaşların yaşam standartlarını iyileştirebiliriz.

Bu da ancak Prof. Dr. Haydar Baş Beye ait Milli Ekonomi Modeli’nin bir bütün olarak uygulanması ile sağlanabilir. Milli Ekonomi Modeli’nin sosyal devlet ve milli devlet projeleriyle kaynakların verimli bir şekilde kullanılması bize bu imkanı sağlar.

Milli Ekonomi Modelini parti programına dahil eden Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın da sıkça bahsettiği gibi rakamları bir yana bırakıp vatandaşın alım gücünün artırılmasına odaklanılmalıdır.

Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi

 

 

Benzer Yazılar
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi